tren

11 Eylül 2012

Atila Özer’in Doğum Günü, Dünya Karikatür Müzeleri Günü Oldu

4. Dünya Karikatür Müzeleri Toplantısı

7 – 9 Eylül 2012 tarihlerinde Belçika’nın Kruishoutem kentinde toplanan 4. Dünya Karikatür Müzeleri Toplantısında alınan karar ile Dünya Karikatür Müzeleri Toplantılarını 2009 yılında Eskişehir’de başlatan ve geçen yıl vefat eden ünlü karikatür sanatçımız Prof.Atila Özer’in doğum günü olan 3 Nisan gününe alındı.

Dünyanın değişik ülkelerindeki karikatür müzeleri arasında iş birliği, bilgi ve deneğimlerini paylaşma düşüncesiyle ünlü karikatür sanatçımız, Eskişehir’deki karikatür müzesinin kurucusu Prof. Atila Özer’in 2009 yılında Eskişehir’de başlattığı bu gelenek İran (Tebriz- 2010), Sırbistan (Zemun- 2011) da yapılmıştı.

Bu yıl Belçika, Türkiye,Azerbaycan, Bulgaristan,Polonya, Hollanda, Portekiz, Mısır, Lüxsenburg Sırbistan, ABD, ve İsrail’den olmak üzere 12 ülkeden 17 Karikatür Müzesi ve Karikatür Evi’nin katılımı ile gerçekleşti. Ülkemizden Prof Atila Özer Karikatür Evi ve Milas Turhan Selçuk Karikatürlü Ev katıldılar. Toplantı; müzeler arasında sanal sergilerin açılması, gönüllülerin çalıştırılması, İnternette dünya karikatürlerinden koleksiyonla sanal müze kurulması,sergi değişimlerinin yapılması kararlaştırıldı.

Vicdan Bulunmaz Özer’in Toplantı Sunumu

ATİLA İLE – ATİLA’DAN SONRA

Atila Özer ile 1975 yılında tanışıp evlendiğimiz zaman karikatür hakkında bir şey bilmiyordum, sadece izleyiciydim. İkimiz de çalışıyorduk. Akşamları o karikatür konusunda araştırmalar yapıyor, felsefe kitapları okuyor, çiziyor çiziyordu. Onun bu tutkusuna şaşırıyor, biraz da karikatüre olan düşkünlüğünü kıskanıyordum. Üniversite, akademik çalışmalar, ödevler, sınavlar, dersler onun tüm zamanını alıyordu. Yavaş yavaş ben de karikatürle ilgilenmeye, çizerleri tanımaya başladım. Okuldan sonra boş kalan zamanlarımda ona yardım etmeye karar verdim. Sekreter, fotokopici, sergi ve yarışmalara gönderdiği karikatürleri paketleyici, postacı oldum. Birlikte geçirdiğimiz yıllarda karikatür dolu bir yaşamımız, sayısız dostlarımız oldu. Müzeleri gezdik, karikatür toplantılarına, festivallere, sempozyumlara katıldık. Artık ben de onun gibi karikatüre bağlanmıştım. Yeni çıkan kitapları hemen alıyor, inceliyorduk. O karikatür sanatı için neler yapabileceğini düşünüyor, planlıyor, sıraya koyuyordu.

1983 yılında Türkiye’ de üniversitelerdeki ilk öğrenci Karikatür Kulübü’nü kurdu.

1984 yılında yine üniversitelerde bir ilk olan karikatür dersini vermeye başladı ve bu dersi ölümüne kadar aralıksız sürdürdü.

2001 yılında profesör oldu. Daha rahat bir çalışma ortamına girmiştik.

2002 yılında Türkiye üniversitelerinde yine bir ilk olan “Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi”ni kurdu. Bu arada daha sonra gerçekleştirmeyi planladığı karikatür müzesinin alt yapısını oluşturmak için 2 uluslar arası sergi gerçekleştirdi.

2004 yılında da bu merkeze bağlı olarak kurduğu Eğitim Karikatürleri Müzesi’nin açılışını yaptı. Müze artık Atila’nın çocuğu gibiydi. Binanın onarım gördüğü günlerde dersleri dışında kalan zamanda hep inşaatın başındaydı. Memurların göreve başlaması zaman aldı. Uzunca bir süre müzeyi kendisi açıp kapattı, temizliğini de birlikte yaptık. Her şeyi ayrıntılı bir şekilde müzeye yerleştirdi. Evden kitaplar, dergiler, belgeler müzeye taşındı. Arkadaşları, karikatürcüler onun çağrısına büyük bir sevinçle ortak oldular, kitaplarını müzeye bağışladılar. Bu inanılmaz bir güven olayı idi. Birden 1000 civarında karikatür, 1200 kadar kitap toplandı. Yeni memurlar bu sanatı hiç tanımıyorlardı. Bir eserin yere düştüğünü, kırıştırıldığını gören Atila çok üzülüyordu, bunu kabullenemiyordu. Bu nedenle mesai saatleri dışında karikatürleri birlikte arşivlemeye başladık. Ben üniversite kütüphanesine gidip kitapların nasıl arşivleneceğini öğrendim. Atila müze için bir amblem yaptı. Bir sene sonunda karikatürlerin arşivlenmesi, kitapların kayda geçirilmesi tamamlanmıştı. Benim mesai saatleri dışında bu işlerde gönüllü çalışmam üniversite çevresinde hoş karşılanmadı, kırıcı sözler bile duyduk. Karşılıksız, fazla çalışmanın hata olduğunu şaşkınlıkla izledik, üzüldük. Olsun bu karikatüre olan bağlılığımızı azaltamazdı, çalışmaya devam ettik. Atila sakin, çok sabırlı, vefakar bir insandı. Karikatür sanatına emeği geçenleri de unutmadı, onlar için programlar yaptı. Bu arada müzede de her şey yerine oturdu, işler düzene girdi. Atila yeni bir proje tasarlıyordu.

2009 yılında Karikatür Müzeleri Birliği’ni oluşturmak için Eskişehir’de 1.Dünya Karikatür Müzeleri Yöneticileri Toplantısı’nı gerçekleştirdi, bir amblem tasarladı. Bu onun 5.büyük projesiydi. Bu birliğe katılımın her geçen gün büyüyerek devam edeceğine inanıyordu. Kendisi gerçekleştirdiği bu birliğin hiçbir toplantısına katılamadan 23 Nisan 2011 tarihinde hayatını kaybetti. Böylece 1973 – 2011 yılları arasında karikatüre bağlanmış bir hayat sona erdi.
Onun ölümünden sonra 2.5 ay bir şey sorulursa yardım edeyim diye müzeye gönüllü gittim geldim, çok çirkin şeyler yaşadım. Ama müze dışında güzel şeyler de oluyordu. 3.Zemun Sırbistan Müzeler Toplantısı, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Dr.Ahmet Ataç’ın Uluslar arası Atila Özer portre karikatürleri sergisi ve kitabı, Karikatürist Beytullah Heper’ in Atila Özer’ i anma sergisi, Eskişehir Sanat Derneği ve Sakarya Gazetesi’nin lise öğrencileri arasında düzenlediği karikatür yarışması, yine öğrenciler arasında düzenlenen Atila Özer ödüllü çevre karikatürleri yarışması…

Bütün bu gelişmeleri izledim. 36 – 37 senedir karikatüre bağlanmış bir yaşam terk edilemezdi. Ne yapabilirdim? Kedilerimizle oturduğumuz evi “Prof.Atila Özer Karikatür Evi” olarak düzenlemeye karar verdim. Atila’nın ölüm tarihi olan 23 Nisan 2012’de sanat severler, karikatürcüler, gazeteciler evde toplandık, tanıtım yaptık. Amerika’da doktora yapan yeğenim Deniz Çil de yazışmalarımızı sağladı. Bizi tanıyan herkes “Atila için bu yakışırdı, oturduğu evi, karikatürlerini, ödüllerini, kitaplarını, dinlenmek için yaptığı yağlı boya tablolarını görmek çok güzel. Ne çok şey üretmiş, çoğunu bilmiyorduk.” diyorlar, şaşırıyorlar. Tabi karikatürler yer yettiğince duvarlara asıldı. Bu bir tutku, sevda işi. Eserlerinin dolapta kalmasına razı olamazdım. Gelen ziyaretçiler evde misafir gibi oturuyorlar, dinleniyorlar, eserleri inceliyorlar, ben de onları ağırlıyorum. Daha yapılacak çok şey var. Onun hakkında yazılan yazılar, röportajlar, mektuplar, afiş ve amblem çalışmaları daha düzenlenemedi, bunlar için zaman gerekiyor.

İnsanların Atila Özer Evi’nden güzel anılarla ayrılmaları bence en güzeli.
Sevgi ve Saygılarımlar…
Almanca Öğretmeni
Vicdan Bulunmaz Özer

Toplantıdaki tüm tartışma konularını aşağıda bulabilirsiniz.

Story book of cartoon museums successes from European Cartoon Center Kruishoutem Belgium


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.