tren

12 Aralık 2010

Söyleşi: Hüseyin Eryılmaz, Hürriyet Eskişehir Eki

20150316122120992_00000001

Karikatür Halka En Yakın Sanattır.

► Hürriyet Eskişehir: Sayın Özer, Müzenin ortaya çıkış sürecinden başlayalım mı? Nereden çıktı bu fikir, ve nasü hayata geçti?
Prof. Atila Özer: 2002 yılıydı. Dönemin Anadolu Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Engin Ataç’ın öncülüğünde, üniversitede Karikatür Sanatım Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurduk. Amaç, Türkiye’de karikatür sanatı üe ilgili bilimsel araştırma yapılabilmesini sağlamak. Yapılan araştırmalara destek olabilmek ve olanaklar uygun olduğunda, bir Karikatür Müzesinin kurulup hayata geçirilebilmesiydi.
► HE: Karikatürün önemli bir olgu ve sanat alam olduğunu biliyoruz. Nereden kaynaklandığını açıklar mısınız?
AÖ: Karikatür genel olarak, bir çok alan için de çok önemlidir. Genel bir bakışla incelerseniz, karikatür sanatının uygulanmasında bir çok göstergeyle karşılaşılabilir. Herhangi bir karikatürün içeriğinde, üretildiği dönemin önemli özellikleri bulunabilir. Karikatürlere konu olan mekanların mimari dokusu ve özellikleri ya da giyim kuşam tarzı gibi konularda önemli ayrıntılara ulaşılabilir. Dönemin sosyo-ekonomik koşullan, politik durumu gibi, toplumsal yaşamın önemli özellikleri, karkatürlerden yola çıkılarak tesbit edilebilir.

Görsel bir doküman

► HE: Karikatürün fotoğraf gibi görsel arşiv ve bilimsel bir kaynak niteliği taşıdığım söyleyebilir miyiz?
AÖ: Tabu ki. Örneğin karikatürlerle Cumhuriyet Tarihinin görsel bir dokümanının oluşturulması mümkündür. Yüksek Lisans ve doktora tezlerine konu olmuştur. Bunun örnekleri de vardır; sözgelimi “Reklamda Karikatür”, “Cemal
Nadir ve Abdülcanbaz” üzerine yapılmış tez çalışmaları vardır. Bir japon bilimadamının Cemal Nadir ile ilgili tez çalışması kabul edildi.
► HE: Peki Hocam, biraz da müzenin hayata geçişine değinsek. Odunpazarı gibi bir yerde nasıl kuruldu.
AÖ: Önceleri Anadolu Üniversitesi içinde bir faktülte binası, ya da Çağdaş Sanatlar Müzesinin bir bölümü gibi seçenekler vardı. Halka en yakın sanatlardan biri olan karikatür sanatının müzesi, halka yakın olmalıydı. Rektörümüz Engin; Ataç, Odun Pazarında Üniversitenin bir binası olduğunu söyleyince, ‘tamam’ dedik; en doğru yer bulunmuştu. Kısa bir süre içinde çalışmalar tamamlandı ve müze hayata geçirildi.
► HE: Hocam, müzenin içeriğinden söz etsek. Neler var müze kapsamında?
AÖ: Müzemiz, Karikatür Araştırma Merkezi’ne de evsahipliği yapıyor. Binada bir yönetim odamız ve bilimsel araştırmalara hizmet verebilecek kapasitede bir kütüphanemiz var; karikatür derslerini de bu kütüphane ortamında yürütüyoruz.
► HE: Sergi salonlarınız hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?
AÖ: Müzemiz iki kattan oluşuyor. Giriş katındaki geniş salonumuzu, geçici veya periyodik sergi alanı olarak kullanıyoruz. Bunun dışında kalan bölümler, müze içeriğini oluşturuyor. Odalardan ikisinde ünlü Türk ustalarının eserleri; bir başka odada Başbakanlarımızın portreleri; bir odada da Eskişehirli karikatür sanatçılarının eserleri yer alıyor. Üst katın orta salonunda ise, uluslararası sanatçıların eserleri sergileniyor.

İkiyüze Yakın Sanatçı

► HE: Kapsam çok geniş görünüyor. Müzedeki eserler ve sanatçılarla ilgili bilgi alabilir miyiz? Bir de bu eserler nasıl ediniliyor, bir telif bedeli ödeniyor mu?
AÖ: Müzemizde otuziki ülkeden ikiyüze yakın sanatçının eseri yer alıyor. Uluslararası sergiler de yapıyoruz. Bu sergilere katılan sanatçılardan, çalışmalarını müzemize hediye etmelerini istiyoruz; eserler bu şekilde Eskişehir’e ve müzemize kazandırılıyor. Örneğin 2000 yılında ‘Eğitim’ konulu bir sergi yaptık. 2004 yılında ise, “E-Eğitim” konulu bir sergi gerçekleştirdik.
► HE: Hocam, bu sergiler gelenekselleşiyor diyebilir miyiz? Bu yolla arşiv de zenginleşiyor mu?
AÖ: Evet, geleneksel hale geldi. 2008 yılında da Anadolu Üniversitesinin ellinci kuruluş yılı nedeniyle bir sergi çalışması yaptık. Konumuz bu kez, ‘Kutlama’ kavramıydı. Arşivimizin de, zengin olduğunu söyleyebiliriz; şu anda Müzemizde 1200 civarında eser var.
► HE: Sanırım Türkiye’nin tek karikatür müzesi Eskişehir’de; sizce Dünyadaki durum nedir?
AÖ: Evet, kesinlikle öyle. Türkiye’deki tek Karikatür Müzesi Eskişehir’de. Nasreddin Hoca gibi bir karakteri yetiştiren toprakların, böyle bir ayrıcalığı da hakettiğini düşünüyorum. Dünya genelinde ise, otuz kadar karikatür müzesi var. Bunların içinde en önemlilerinden biri, Bulgaristan’da bulunan ‘Mizah ve Hiciv Evi Müzesi’. Müzenin dört katlı bir binası ve yirmi sergi açılabüecek kadar salonu var.
► HE: Hocam, müzeye ilgi nasıl? Ziyaretçi sayışım kaydediyor musunuz?
AÖ: Eskişehir dışından gelen ziyaretçi sayısı daha fazla diyebilirim. İlk zamanlar ayda yaklaşık sekizyüz kişi ziyaret ederken, bugün ayda dörtbin civarında ziyaretçi geliyor; toplam ziyaretçi sayısı yetmişbeşbine yaklaştı. Eskişehir halkının çok ilgili olduğunu söyleyemiyorum; genellikle konuklarım gezdirmek için geliyorlar. Okullar öğrencilerini getiriyor. Gelenler de zaten, planlayarak gelmiyorlar. Sergi açılışlarımızı çoğunlukla, Eskişehir’in karikatürle ilgili kesimi izliyor. Genel olarak halkımızın müze gezme gibi bir alışkanlığı yok, belki bundan sonra olacak.

Mizahtan Uzak Durulmaz

► HE: Anadolu insanının mizah anlayışını nasıl buluyorsunuz?
AÖ: Ülkemizin her yam mizah unsurları ile dolu. Çevreye bakın; kamyonlara, araçların üzerindeki yazılara bakın. Nasreddin Hoca gibi, Aziz Nesin gibi değerleri yetiştiren bu toprakların mizahtan uzak kalması düşünülemez. Türk Halkının, mizaha yatkın olduğunu ve sevdiğini söyleyebilirim; halkımız mizah sanatım, diğer sanatlara göre daha fazla sahiplenmiştir.
► HE: Sayın Özer, son olarak müzenin diğer işlevlerini soralım; başka ne tür etkinlikler yapıyorsunuz?
AÖ: Şu ana kadar karma ve kişisel kırksekiz sergi açıldı; konferanslar, usta sanatçıların anma günleri, seminerler, sempozyumlar, atölye çalışmaları yapıldı. Karikatür konulu kitaplar ve yayınlar yapıyoruz. Geçen yıl başladığımız Uluslararası Turizm Karikatürleri Yarışması da gelenekselleşme yolunda. Geçen yıl ilk defa organize ettiğimiz Karikatür Müzeleri Yöneticiler Buluşması 2009 adıyla bil toplantı yaptık. Japonya, Endonezya, İran, Sırbistan, Azerbaycan, Bulgaristan gibi ülkelerdeki karikatür müzelerinin yirmibeş yöneticisini Eskişehir’de buluşturduk; beş gün birlikte çalıştık. Çok yararlı bu toplantı oldu. Toplantı bu yıl İran’da yapıldı, seneye de Sırbistan’da yapacağız. Bu arada, çocuklar için de programlar planlıyoruz. Son söz olarak, bu röportaj aracılığıyla müzemizin tanıtımına katkıda bulunduğu için, Hürriyet Gazetesi ve çalışanlarma da teşekkür ediyor, herkesi müzemize davet ediyorum.

Müze Defterinden

► “Ben bu kadar güzel olacağını ummamıştım buranın. Mutlu oldum, hepinizin arasında çok mutlu oldum. Sag olun, var olun.” Turhan SELÇUK 02.03.2005
► “Bu Türkiye’de ikinci müze. Fakat burası harika. Yapı belki müze olarak yapılmamış sonradan uygulanmış ama çok sempatik bir yer. Girer girmez çarpıldım. Çok güzel bir yer yaratmış Engin Ataç Bey”
► “Bu muhteşem müze Anadolu Üniversitesi’nin gerçek bir üniversite olduğunun en güzel kanıtı. Kuranları, yaşatanları Rektör Engin Ataç’ın kişiliğinde kutlarım.” Prof. Dr. Emre KONGAR 17.03.2005
► Her yönüyle başarılı olan bir Karikatür Müzesi’ni görmekten çok mutlu oldum. Candan kutluyorum.” Semih BALCIOGLU 07.04.2005
► Bir karikatür müzesinde bulunmak, doğrusu beni mutlu etti. Herkesin çalışabileceği araştırma yapabileceği güzel bir mekan. Gelişmesini, büyümesini gönülden dilerim. Burayı kotaranlara teşekkür borçluyum. Doğan HIZLAN


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.