tren

19 Ocak 2008

Yokluğunun 10.Yılında Ali Ulvi Ersoy

Yokluğunun 10.Yılında Ali Ulvi Ersoy – (19 Ocak 2008) Cumhuriyet Gazetesi Hafta Sonu Eki – İstanbul

 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler

1950 Kuşağı’nın önde gelen karikatürcüleri yavaş yavaş aramızdan kopup gidiyorlar. Şadi Dinççağ (1983), Mim Uykusuz (1983), Altan Erbulak (1988), Nehar Tüblek (1995), Ali Ulvi (1998), Ferruh Doğan (2000), Oğuz Aral (2004), Semih Balcıoğlu (2006)… Kalanlar; iki, bilemedin üç kişi. Uzun ömürler dileyelim kalanlara.

Semih Balcıoğlu’nun birinci ölüm yıldönümünde de böyle başlamıştım yazıya. Zaman geçiyor… Zaman her şeyi unutturuyor. Karikatüre “Altın Çağ” mı yaşatan “1950 Kuşağı” da unutuluyor.

Nehar Tüblek için eşi İhsan Hanım çırpınıp duruyor; yılda bir kez olsun anılsın diye. Başarıyor da; 13 yıldan beri Beşiktaş Belediyesi ve Karikatürcüler Derneği ortaklaşa bir ulusal yarışmada anıyorlar O’nu..

Oğuz Aral için yetiştirdiği öğrenciler Cihangir Parkı’na ustanın heykelini dikiyorlar, gelen geçen hatırlasın diye. Ferruh Doğan için, Semih Balcıoğlu ve diğerleri için yapılan pek bir şey yok. Mezarları başında üç-beş kişi ya da bir salonda sergi ile anılıyor.

Oysa Almanya’da çok da ünlü olmayan bir yazarın (henüz yaşarken) bir doğum günü programına tanık oldum. Üç gün süreyle akademik bir sempozyum, anılar, tartışma grubu çalışmaları, kitap sergisi ve kitaplarındaki desenlerin sergisi, okuyucuların mektupları ve hediyeleri sergisi, imza günü… Tümü bir düzen içinde yapıldı. Ülkenin dört bir yanından gelen konuklar toplantının yapıldığı binada yemek yedi, aynı binada yattı, boş saatlerde insanlar birbirleriyle tanıştı, sohbetler etti. 100’e yakın katılımcı düşük tutulan yemek ve yatma masraflarını kendileri ödedi. Bizde olmuyor, olamıyor nedense.

Ocak ayı ile birlikte Ali Ulvi’ yi anımsıyorum. Zaman geçmiş… 10 yıl olmuş Ali Ulvi’nin gidişi. 30 Ocak 1998’de aramızdan ayrılan Ali Ulvi’nin Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yeri hala doldurulamadı. Galiba birinci sayfadaki o yer hep boş kalacak.

O, Cumhuriyet gazetesinde 1950 yılından ölümüne dek günlük karikatürler çizen gazetenin ayrılmaz bir parçası oldu. Dünyanın hiçbir gazetesinde böyle bir örnek var mıdır bilemiyorum. Cumhuriyet’teki çalışmasına sadece 1957-59 arası kısa bir süre Amerika’ya gittiğinde ara verdi. Gözlemlerini, deneyimlerini okyanus ötesinde sınamak için, yeni şeyler öğrenmek için gitmişti Amerika’ya. Arkadaş, Kahkaha, Mizah, Karikatür, 41 Buçuk, Tef, Dolmuş, Taş gibi mizah dergilerini saymazsak O, hep Cumhuriyet’te çalıştı. “Cumhuriyet dışında benim mizah anlayışıma uyacak gazete göremiyorum” diyordu.

Ali Ulvi Ersoy; her konu ile ciddi olarak ilgilenen, merak ettiği her konuyu araştıran ve sürekli kitap okuyan bir kişiydi. Moleküler biyoloji, atom fiziği, felsefe, ekonomi, tarih, din, sosyoloji, sanat… Tüm bu alanları kapsayan kitapları okur ve ilgilenen birini bulunca ayrıntılarıyla tartışırdı. O, “karikatür sanatçısının bu konuları çok iyi bilmesi gerekir” derdi. O karikatürü sanat olarak görür “Nasıl resim sanatı renklerin, heykel hacimlerin, müzik seslerin, sinema planların kurgusu ise karikatürü sanat yapan öge de mizahın çizgideki kurgusudur” derdi.

Günümüzde karikatürü ikiye ayırarak değerlendirmek doğru olsa gerek.. İlki; yazısı bol, abartılı, eğlenceye yönelik, kalıcılığı olmayan mizah dergilerinde örnekleri çok olan tür, ikincisi; yazısız, fazla abartmayan, güldürmekten çok düşündürmeye yönelik çizilen, uzun ömürlü “sanat karikatürü” diyebileceğimiz tür. Buna kimileri “humoristik desen”, kimileri de “grafik mizah” adını vermektedir. Ali Ulvi Ersoy daha çok ikinci türden karikatür çizen bir sanatçıydı. Üstelik her gün

çizen gazete karikatürcüsü olmanın verdiği dezavartajdan bile fazla etkilenmiyordu. Onun Cumhuriyet gazetesinde çizdiklerinin bir bölümünü bile izleyenler, ne denli derin düşüncelere sahip bir kişilik olduğunun ayırdına varacaktır.

Hıfzı Topuz “Ali Ulvi, Türk basınında başlı başına bir ekoldür. Ne siyasal eğilim bakımından, ne de biçem bakımından kimsenin izinden gitmemiş, kendi türünü kendi yaratmıştır” diyor.

Bir süre önce Tan Oral, bir paketle Eskişehir’e gelir. Pakette Anadolu Üniversitesi Eğitim karikatürleri Müzesi’ne bağışlanmak üzere Ali Ulvi’nin eşi Alev Hanım’ ın gönderdiği karikatürler vardır. Cumhuriyet’te yayınlanan orijinal karikatürler… Rektör Prof. Dr. Fevzi Sürmeli bu karikatürler için teşekkür ettikten sonra “yokluğunun 10. yılında bunları sergileyelim, ustayı da analım” der.

Müzenin arşivine kaydedilen bu karikatürler 30 Ocak 2008 tarihinde Saat; 17.30′ da Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi’nde sanatseverlerin görüşüne sunulacak. Bu karikatürlerle birlikte ustanın çeşitli dönemlerde çekilmiş fotoğrafları da olacak sergide. Meslektaşlarının Ali Ulvi portreleri de olacak.. Dostları anılarını paylaşacak izleyicilerle.
İşıklar içinde yat Ali Ulvi Ersoy…

Yokluğunun 10. Yilında ALİ ULVİ ERSOY’u ANMA SERGİSİ Açılış: 30 Ocak 2008 Saat: 17.30 Yer: Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi Akcami Mh. Malhatun Sk. No:6 Odunpazarı ESKİŞEHİR
Sergi Süresi: 30 Ocak 2008 29 Şubat 2008

(Cumhuriyet Hafta sonu, 19.01.2008)


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.