tren

27 Nisan 2007

Söyleşi: Berk Ütkü, AnadoluHaber

 söyleşi

Varsa Olay, Çizmek Kolay

■ Anadolu Üniversitesi Türkiye’de karikatür sanatı ile ilgili bir merkeze sahip olan ve konuya bilimsel olarak değerlendiren tek üniversite. Bu sayımızda Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve aynı zamanda gazetemizin çizeri Prof. Atila Özer ile karikatürü konuştuk.

■ Karikatür çizmek için kalemi elinize aldığınızda çizeceğiniz karikatürün konusunu nasıl belirliyorsunuz?

Ben her hafta Anadolu Haber gazetesinde çiziyorum. Ayda bir Bölgevizyon dergisinde, zaman zaman da Açıköğretim Fakültesi ders kitaplarına eğitim karikatürleri çiziyorum. Herkes gibi olayları, haberleri gazetelerden, televizyondan izliyorum. Ancak bu haberleri diğer izleyicilerden farklı olarak biraz da mizahçı gözlüğüyle ve eleştirel bakıyorum. Karikatür; olayların gülünç yanlarını öne çıkaran bir eleştiri sanatıdır. Ülkemizde ve dünyada problem çok. Bu nedenle bir usta karikatürcünün dediği gibi “varsa olay, çizmek kolay”.

■ Çizdiğiniz karikatürlere baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Çizdiğim karikatürlere sonradan baktığımda, genellikle beğenmiyorum. Daha başka şekilde çizebilirdim, şurası böyle çizilmeliydi, kompozisyon karmaşık olmuş, yeterince sadelik yok vb. Bir karikatür konusunu üç beş defa çizmeden rahat edemem. Hem ülkemizde, hem de dünyada yapılan çeşitli yarışmalardan birçok ödül kazandım. Ödül alan ka-rikatürlerimi bile eleştirip düzeltmeler yaptıktan sonra yeniden çizdim.

■ İyi bir karikatürist olmak için neler gerekiyor?

Genellikle karikatürcüler ustalara özenerek çizmeye başlayan daha sonra kendi çizgilerini bulan ve çoğunlukla kendi kendilerine çizme yolları arayan kişilerdir. Sonraları Güzel Sanatlar Fakültesi çıkışlı karikatürcüler basında çizmeye başladı, pek çok sanatta olduğu gibi alaylı-mektepli kavramı burada da konuşulmaya başlandı. İyi karikatürcü; karikatürün temel özellikleri olan güldürme, düşündürme öğelerini dengeli olarak iyi bir çizgi ile izleyici önüne koyabilmelidir. İzleyeni şaşırtmalı, hatta şoke etmelidir. Ama bu her zaman aynı der recede şiddetli olmaz. Bir sanatçıdan tüm işlerinin şaheser olması beklenmez. Ama sürekli orta düzeyde eserler vermesi de o sanatçı için olumsuz puandır. Karikatürcü her sanatçı gibi öncelikle çok çalışmalıdır.

■ Severek ve beğenerek alıp okuduğunuz bir mizah dergisi ya da çizer var mı?

Gırgır dergisi, ilk çıktığı tarih olan 1972’den Oğuz Aral’ın elinden alınmasına kadar tam 10 yıl bu dergiyi hiç aksatmadan aldım, okudum. Gır-gır’a karikatür gönderdim. İlk karikatürlerim Gırgırda yayınlandı. Daha sonra zaman zaman dergilerde ne gibi değişmeler var diye aralıklarla almaya devam ettim. Ama son dönemde bu popüler dergileri almıyorum. Artık mizah dergisi izlemek bana keyif vermiyor.

Gazetelerde usta karikatürcüler var, onlan keyifle izliyorum. Turhan Selçuk, Semih Poroy, Musa Kart, Kamil Masaracı, Ercan Akyol, Emre Ulaş gibi. Gazetelerde çalışmadığı halde sergiler açan, yanşmalara katılan iyi karikatürcüler var. Hepsi benim dostlarım. Onları izlemekten mutlu oluyorum.

■ Anadolu Üniversitesi’nin karikatür sanatına yaptığı katkıları nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Anadolu Üniversitesi; karikatür konusunu bilimsel olarak değerlendiren Türkiye’deki ilk ve tek üniversite. İngiltere, Japonya ve Kore gibi ülkelerde bazı üniversiteler bu konuda merkezler, okullar, sertifika programlan açmışlar ama Türkiye’de sadece bizim üniversitemizde Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi var. Bu merkeze bağlı Eğitim Karikatürleri Müzesi’nde sürekli etkinlikler yapılıyor. 16-18 Nisan tarihleri arasında geniş kapsamlı “Karikatür Günleri” de bu Merkez tarafından düzenlendi.

■ Bugüne kadar Karikatür müzesinde kimlerin eserleri sergilendi?

Müzenin açılışından sonra 17 Aralık 2004 Tan Oral, Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Gürbüz Doğan Ekşi-oğlu, Semih Poroy, Fethi Develioğlu, Kamil Masaracı, Ercan Akyol, Emre Ulaş, Ivan Haramija Hans, Nezih Danyal, Musa Kart, Sait Munzur gibi Türk ve dünya karikatürünün önemli isimleri sergiler açtı. Ayrıca Almanya’da EX1L Kultur-koordination Kurumu tarafında düzenlenen uluslararası “Kadın Dünyalan” konulu yanşma sergisi, Aydın Doğan Uluslararası Kari-katür Yanşması’nda Ödül alan karikatürler sergisi, Eskişehirli Karikatürcüler Sergisi, Seramik Çizgi Kahramanlar Sergisi, Tebrizli Sanatçılar Sergisi, Kapadokya Ürgüp Karikatür Yanşması “6 Yılın En İyileri” sergisi ve genç yaşta aramızdan ayrılan Necati Abacı anma sergisi de gerçekleştirildi. Sergiler sırasında sanatçılar bazı eserlerini müzeye bıraktı, gerek sa-natçılar ve gerekse sanatseverler de birçok karikatür kitabını ve dergileri araştırmacıların hizmetine sunulmak üzere müzeye bağışladılar. Eskişehir Sanat Derneği ve Çağdaş Gazeteciler Derneği 2005 yılında Eğitim Karikatürleri Müzesindeki çalışmaları değerlendirerek ödüllendirdi.


■ Müzeyi bugüne kadar kaç kişi ziyaret etti?
Bence bu müze Eskişehir’in simgesi olmaya aday. Halk tarafından da sevildi. Açıldığından bu yana henüz iki yılı biraz geçmesine rağmen ziyaretçi sayısı 20 bine yaklaştı. Bu sayı müzeye gitme alışkanlığı olmayan bir toplum için iyi sayıdır. Bütün bu çalışmalar karikatür sanatına katkıdır. Bir karikatürcü olarak bu katkıyı benim üniversitem yaptığı için de gurur duyuyorum.

■ Karikatür sanatında ülkeden ülkeye değişen üslup, renk ve çizgi farklılaşmaları belirgin midir?
Bu farklılaşma karikatür sanatında çok da belirgin değildir. Yani ulusal bir karikatürden söz etmek zordur. “Bu çizgi sadece Fransız karikatüründe vardır, bu tarz İspanyol tarzıdır” demek mümkün değildir. Ancak karikatürdeki yaşam tarzı, giyim kuşam, insan tiplemeleri hangi ülkede çizildiğine dair ipucu verebilir.

■ Ülkemizde karikatüristlerin bir araya geldiği kuruluşlar var mı?

Türkiye’de karikatürcülerin organize olduğu en büyük ve en eski kuruluş; Karikatürcüler Derneği’dir. Bu dernek 1969 yılında İstanbul’da kurulmuştur. 400’den fazla üyesi vardır. Önceleri tek örgüt iken, son yıllarda Ankara ve Bursa’da benzer örgütlenmeler görülmeye başlandı. Özetle, tüm meslek örgütleri gibi üyelerinin birbirleriyle etkileşimini sağlamak ve karikatürü geniş halk kitlelerine sevdirmek, üyelerinin mesleki açıdan gelişimine katkı sağlamak gibi amaçlar gütmektedir.

■ Dünya Türk karikatürüne nasıl bakıyor?
Türk karikatür sanatını diğer sanat dallarıyla karşılaştırırsak dünya çapında tanındığı, ön sıralarda yer aldığı söylenebilir. Özellikle karikatür sanatıyla ilgilenen tüm yabancı karikatürcülerin Türk karikatürünü bir parça bildikleri söylenebilir. Ancak izleyici-okuyucu açısından bu tanınma çok iddialı bir ifade olur. Dünyada yapılan uluslararası yarışmalarda katılım listelerinde Türk isimlere her zaman rastlanmaktadır. Ödül kazananlar arasında da Türk isimler yer almaktadır. Yurtdışında sergi açan Türk karikatürcüler, yurtdışında yaşamını karikatürle kazanan Türkler az sayıda da olsa vardır.

■ Türk insanı, karikatür sanatına nasıl bakıyor?
Türk insanının karikatüre karşı bir sempatisi her zaman olmuştur. Okumayı sevmeyen bir ulus olduğumuz söylenir, herhalde bu nedenden olacak, gazetede yazıları okumasa da karikatüre göz atan, ya da gazetede önce karikatüre bakıp sonra yazıları okuyan çok sayıda insan olduğunu tahmin edebiliyorum.

Seramik karikatür birincilik ödülü kazandı

Atila Özerin 1980’li yıllarda çizdiği ve Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Başkanı Yard. Doç. Sadettin Aygün ta-rafından üç boyutlu heykel haline getirilen karikatür, Bulgaristan’da düzenlenen 18. Uluslar arası Gabrovo Mizah Bienali’nde birinci oldu. Geçen yıl Eğitim Karikatürleri Müzesi’nde düzenlenen “Seramik Çizgi Kahramanlar” sergisi için Seramik Bölümü öğrencileri popüler karikatür tiplerini üç boyutlu hale getirmişlerdi. Bu sergi sırasında öğretim elemanı Yard. Doç. Sadettin Aygün de Prof. Atila Özer’in bir karikatürünü seramik heykel haline getirmişti.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.