tren

21 Mart 2005

Söyleşi: midasgazete.com

20150316121728025_00000001Bize böyle müzeler gerek!
Anadolu Üniversitesi hayata geçirdiği müzelerle dikkat çeker hale geldi. Bu müzeler arasında en dikkat çekenlerden biri de Karikatür Araştırma Merkezi ve Müzesi. Bir müzenin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları veren örnek müzenin Müdürü Prof. Dr. Atilla Özer ile konuştuk.
Anadolu Üniversitesi, Çağdaş Sanatlar Müzesi ve Cumhuriyet Müzesini yakın dönemde hayata geçirmiş örnek bir çalışmaya imza atmıştı, Son olarak da sadece Türkiye’de değil, dünyada çok az örneği olan bir ilke imza atarak, hem Karikatür Araştırma Merkezi kurdu hem de bir Karikatür Müzesi oluşturdu, Bu çalışmanın arkasındaki isimlerden biri de Müze’oin Müdürü Prof. Dr. Atilla Özer, Özer ile bir hafta sonu Karikatür Müzesinde buluştuk ve hem Müzeyi gezdik, hem de Müze’nin hikayesini kendisiden dinledik.
Açıköğretim sergisi vesile oldu
Karikatür Müzesinin kurulma hikayesi oldukça uzun, Anadolu Üniversitesinin gelişimi boyunca 80’li yıllardan bugüne karikatürle ilgili birçok çalışma yapıldığını ve bugünlere Karikatür Müzesi’nin kurulmaasına kadar gelindiğini belirtiyor Özer. 1983-84 yıllarında Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde karikatür dersi koyulduğunu söyleyen Özer, “İlk olarak Açıköğretim öğrencierinin karikatürlerinden oluşan bir sergi oluşturduk, 8 ayrı kenti dolaşan sergi ile birçok karikatür de elimizde toplanmış oldu” diyor. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kurulması ile karikatür gibi sanatlarla ilgili Anadolu Üniversitesi’ndeki çalışmalar da hızlanıyor. Türkiye’de ilk kez kurulan Çizgi Film bolümü için ders vermeye gelen karikatürist Tan Oral ile konuşurken Karikatür Müzesi fikrinin ortaya çıktığını belirten Özer ekliyor: “Rektörümüz Engin Ataç da bu görüşlere katıldı ve bir araştırma merkezi kuralım, dedik, 2002 yılında bu araştırma merkezini kurmuş olduk. Bir madde de bir karikatür
müzesi oluşturmaktı”
Bakanlıktanlan hiç destek görmedik
Müzenin açılış günü de ilginç bir tarih, Türkiye’nin Avrupa Birliği müzakerelerinin başladığı tarih olan 17 Aralık 2004. Bu tarihi özellikle seçmediklerini belirten Özer, “Bunu biz de fark etmemiştik. Şimdi bu tarih hiç aklımızdan çıkmaz oldu” diyor. Şimdiye dek Kültür Bakanlığı’ndan hiçbir destek görmediklerini belirten Özer, “Hem şimdiye dek ağırladığımız karikatürisitlerden hem de karikatürle ilgili kişilerden birçok kariktür ve yazılı kaynak elde ettik. Sağ olsunlar bizi kırmadılar müzemize bağışladılar. örneğin, Gürbüz Doğan Ekşioğlu. Kendisi karikatürlerini yanı sıra yaklaşık 300 kitap
bağışladı” diyor. Karikatür Müzesi şimdiye, kadar birçok karikatür ustasını konuk etti. Bu ustalar arasında en önde gelenleri de Turhan Selçuk, Tan Oral, Semih Poroy, Semih Balcıoğlu, Gürbüz Doğan Ekşioğlu ve karikatürleriyle Necati Abacı.

Ziyaretçi sayısı az
Karikatür Müzesi’nde şimdiye kadar 9 sergi gerçekleştiğini ve bu sergilerde 760 eserin sergüendiğini söyleyen özer, bu sergileri de 5 bin 300 kişinin ziyaret ettiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bu ziyaretçi sayısını tabi ki yeterli görmüyoruz,
Türkiye’de müze gezme diye bir alışkanlık yok, okullardan öğrenciler getiriliyor, ancak yine ile az buluyoruz. Gelen öğrencilere ‘Anne babalarınıza söyleyin, onlar da gelsin’ diyorum mutlaka. Bir gün müzeyi gezen bir çocuğun annesini zorla getirdiğini şahit oldum, Böyle böyle müze kültürümüz oluşacak. Önemli olan müzelerimizi uygun şartlarda sunabilmek.” Müze kültürünü oluşturmak için çocuklardan başlamak gerektiğini dile getiren Özer, Almanya’da bir karikatür müzesini ziyaret etmiştim. Çok meşhur bir karikatüristin sergisi vardı ve inanmayacaksınız belki ama müzenin girişinde kuyruk vardı” diyor ve bir anısını anlatıyor: “Birkaç ay önce müzemizin adını duyan ve Eskişehir’e gelen kent dışından biri, müzemizi de ziyaret etmeyi düşünmüş. Bu taraflara geldiğinde bir’ simitçiye; müzemizin verini sormuş. Böyle bir yerin olmadığını söylemiş. Sonra gezinirken müzemizi görmüş, geldi ve anlattı bunu, Hemen o simitçinin yanına gidip, müzemizi söyledim, biraz da kızdım. Yanı başında olan bir müzeden haberi olmaması olur mu?” Odunpazarinda bulunan ve Anadolu Üniversitesine ait iki tarihi binanın restorasyonu ile hayat bulan müze oluşturulurken, evlerin dokusuna zarar verilmemesine de dikkat edilmiş. Müze, Odunpazarı’nın tarihi dokusu ile bir müzenin buluşmasının da güzel örneklerinden.
Müzede ders
Özer ile müzenin içinde dolaşırken, Türkiye ve Eskişehir’in karikatür tarihinde de bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyoruz kendimizi. Müzenin en öze] bölümlerinden biri de Eskişehirli karikatüristlere ayrılan oda. Odaya girdiğinizde, karikatürün Eskişehir tarihinde önemli bir rolü olduğunu hemen fark edebiliyorsunuz. Özer, Eskişehir’den çok önemli karikatüristlerin çıktığım ifade ederek, “Bu konuda özel bir bölüm yapmak istedik, Burada Yılmaz Büyükerşen gibi eskiden karikatürle de uğraşmış birçok kişinin karikatürlerini görebüirsiniz” diyor. Merkez’in bir diğer önemli noktası da, karikatür üzerine çalışma yapan öğrenci ve akademisyenler için de özel bir bölümünün bulunması, Özer, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde verdiği karikatür derslerini de bu bölümde verdiğini ve öğrencilerin derslere daha çok katılım gösterdiğini belirtiyor. Karikatür Araştırma Merkezi ve Müzesi’nin ilerisi için birçok planı var. Yakın dönemde Eskişehirli karikatüristlerin eserlerinden oluşan bir sergi ile İran/Tebrizli karikatüristlerin eserlerinden oluşan bir sergi yapmayı planladıklarını belirten Özer, “İran’dan bizi duyarak bağlantıya geçtiler. Yurtdışından böyle bir ilgi görmek de gurur verici” diye ekliyor.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.