tren

15 Eylül 2004

Söyleşi: Şehabeddin Tosuner, Eskişehir Sanat Dergisi

soylesi
soylesi

ATILLA ÖZER İLE KARİKATÜR ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ş.T.: Karikatür nedir, nereden çıkmıştır?

A.Ö.: “Gülümseme” ve “düşünme” sadece insanlarda bulunan bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığın oluşturduğu mizah kültürü insanlığın başlangıcından bu yana varola gelmektedir. Mizahın alt işlevi olan karikatürü de Paleolitik Çağ’a kadar götürmek mümkündür. Ancak bugünkü anlamıyla ortaya çıkan karikatürlerin başlangıcı 17. yüzyıldır. Karikatür, önceleri sadece kişilerin portreleriyle ilgilenirken daha sonra olayları, sosyal konuları ele almış ve bu gelişmeler sırasında çizgi anlayışı ve teknik açıdan da değişimler göstermiştir. Baskı makinesinin gelişimine paralel olarak karikatür daha da yaygınlaşmıştır. Karikatür gazetelerle, dergilerle, sergilerle hedef kitlesine ulaşmaya çalışırken, daha sonra TV’ye girmiş, bilgisayara girmiş internet ağı ile yepyeni bir iletişim olanağına kavuşmuştur. “Karikatür; insanların, varlıkların, olayların hatta duygu ve düşüncelerin doğala ters düşen, olağanla çelişen, gülünç yanlarını yakalayıp bunları (kimi zaman da yazıyla desteklenmiş) abartılı çizimlerle bir gülmece anlatımına dönüştürme sanatıdır.”

Ş.T.: Karikatür; ne yapmak istiyor?

A.Ö.: Elbette basının ilk işlevi olan “haber vermek” anlamında karikatür de haber vermek istiyor. Bu haber verme karikatürün kendi kurgusu, kendi anlayışı çerçevesinde ve kendi üslubu ile oluşturuluyor. Siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, sanatsal, felsefi, edebi ve psikolojik aktüaliteyle ilgilenen karikatür bunu
okuyucuya iletiyorsa kuşkusuz bu bir haberdir. Karikatür eğlendirmek istiyor. Karikatür eleştirmek istiyor.Ayrıca, karikatür eğitim aracı olmak istiyor… Karikatür, bir tek kare ile görsel anlatım aracı iken, bant karikatürler, çizgi öykü, çizgi roman gibi çeşitlenmeler de ortaya çıkmıştır. Karikatür, özellikle gazete karikatürü gündelik politika ile ilgilenmiş, ilgisini sürdürmektedir. Bir bakıma çizgiyle tutulmuş “günlük tarih” olarak da değerlendirilmektedir. Bu hem ülkemizde, hem de Batıda böyle süregelmektedir. Gazete karikatürleri kronolojik olarak izlendiğinde ülkenin tarihini, siyasal ve sosyal yaşamdaki değişimlerini, toplumsal aksaklık ve aykırılıklarını gözlemlemek olasıdır.

Ş.T.: Karikatür nasıl bir sanattır?

A.O.: Karikatür; bir grafik sanatı, bir görsel iletişim sanatıdır. O yüzden semantik ve estetik olarak incelenmelidir. Semantik yanı düşünce ve içeriği temsil eder, estetik yanı ise görsel iletinin sanatsal yanını oluşturur. Buradan yola çıkılarak karikatürün hem sanat tarihinde, hem de düşünce tarihinde yeri olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Ş.T.:Günümüzde hangi karikatür türlerinden söz edilebilir?

A.Ö.: Günümüzde tüm dünyada karikatür; üç yönde gelişimini sürdürmektedir. Birincisi çok satışlı mizah dergilerinde yer alan eğlendirmeye yönelik, abartmalı, bol yazılı, çabuk
tüketilen karikatür, ikincisi günlük gazetelerde haber ve güncel olaylarla ilgili karikatür, üçüncüsü ise “grafik mizah” olarak ta adlandırılan güldürmekten çok düşündürmeye eğilimli, abartmaya fazla başvurmayan, kültür düzeyi yüksek tabakaya seslenen, yazısı olmayan (ya da çok az olan), uzun ömürlü sanal karikatürü. Zaman zaman bu sanal karikatürlerinin günlük gazete karikatürleri için de kullanıldığını görüyoruz.

Ş.T.: Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi hangi gerekçeyle kuruldu? Bu merkez neler yapıyor?

A.Ö.: Karikatür konusu grafik sanatçısı ve çizgi filmcinin mesleği ile iç içedir’ doğrudan ilişkilidir. Gazetecilik mesleğini seçen kimseler, gazete ve dergilerin ayrılmaz bir öğesi olan karikatürle ilgili olmak zorundadırlar. Reklam sektöründe özellikle reklam grafiği ile karikatürün önemli bağlantıları varılır. Günlük gazetelerde arı! arda izlenen karikatürler, bir tarihçiye, bir sosyologa ya da psikologa önemli ipuçları veren belgeler durumundadır. Hangi alanda olursa olsun çalışma yapan bir eğitimci bile eğitim faaliyetlerini karikatürlerle desteklerse, anlatımın etkisi değişecektir. Yukarıda anlattığım özellikler dışında Karikatür; sosyal bir gösterge, bir yansıtıcıdır. Psikoloji ile yakından ilgilidir. Bir kişiliğin, bir sosyal sınıfın, bir rolün belirgin çizgilerini açığa çıkarmak hem karikatürcünün, hem psikologun görevidir. Öyleyse karikatür sanatı ile psikoloji bilimi arasında da önemli bir bağ vardır. Üniversitemizde halen faaliyet gösteren karikatür sanatıyla ilişkilendirilebilecek bölümler ve bu bölümlerde uygulanmakta olan lisans ve / veya lisansüstü programlar sayabiliriz.

a) Güzel Sanallar Fakültesi içinde; Grafik Bölümü, Çizgi film Bölümü, Resim Bölümü

b) iletişim fakültesi içinde; Basın-Yavm Bölümü, Reklamcılık ve Halkla ilişkiler Bölümü, Sinema-TV Bölümü

c) Edebiyat Fakültesi içinde;
Sanat Tarihi Bölümü, Sosyoloji Bölümü, Tarih Bölümü

d) Eğitim Fakültesi içinde; Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü

e) Sosyal Bilimler Enstitüsü içinde; Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı, Sosyoloji Ana Bilim Dalı, Çizgi Film Ana

Sanat Dalı, Grafik Ana Sanat Dalı, Resim Ana Sanat Dalı, Sinema-TV Ana Bilim Dalı, Basım Yayımcılık Ana Bilim Dalı, İletişim Sanatları Ana Bilim Dalı.

Tüm bu alanlarla uzaktan yakından ilgi kurulabilecek çok yönlü bir sanat dalıdır karikatür ve elbette araştırılmalıdır. Hem güzel sanatlar içerisinde, hem basın-yayın kapsamında anılan, tarih, sosyoloji, psikoloji bilimi alanlarında araştırma gereksinimi duyulan karikatür, Batıda bilimsel olarak incelenirken Türkiye’de neden araştırılmasın? Tüm bunların sanatsal ve bilimsel yönden değerlendirilmesi için bir araştırma merkezi kurulması için geç bile kalınmıştır. Anadolu Üniversitesi Karikatür sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi, Türkiye’de kurulan ilk ve tek karikatür araştırma merkezidir. Merkezimiz 2002 yılının son aylarında kuruldu ama daha önce karikatür alanında gerek öğrenci kulübü şeklinde gerekse karikatür dersi kapsamımla faaliyetlerimiz oluyordu. Anadolu Üniversitesi salonlarında sergiler, yarışmalar, konferanslar, seminerler düzenlenmiş, bir kısım etkinlikler Eskişehir dışında diğer illerde de tekrarlanmıştır. Örneğin; Yunus Emre Kültür Haftası, Nasrettin Hoca Şenlikleri gibi etkinlikler içinde Eskişehir ve Sivrihisar’da Akşehir’de sergiler açtık.’Eğitim sorunları” konulu Uluslar arası düzenlediğimiz bir sergiyi Ankara’ya, İstanbul’a ve Akşehir’e götürdük. 2004 yılında düzenlediğimiz “E-Eğitim, E-Avrupa, E-Euro, EEE?!” konulu sergimize 37 ülkeden 156 çizer, 626 karikatürünü gönderdi. Bu karikatürlerin bir bölümünü Nisan ayında üniversite içinde, bir bölümünü de Eylül ayında Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde şehir merkezinde sergiledik. Arşivimizde birçok karikatürümüz oldu. Bunları daha da çoğaltıp bir karikatür müzesi kurmayı planlıyoruz. Bu müzede Türk ve Dünya karikatürcülerinin eserleri olacak, bunlardan araştırma yapmak isteyenler yararlanabilecek. Merkez, Türk Karikatürü’ne önemli ivme kazandıran ve ülke sanatını yurt dışında başarıyla temsil eden “1950 Kuşağı Karikatürcüleri”nin unutulmaması için çalışmalar da yapacaktır. Merkez, basında çıkan karikatürleri sistematik bir şekilde toplayarak arşivleyecek, araştırma yapmak isteyenlerin hizmetine sunacaktır. Merkez, yurtiçinde ve yurtdışında yayınlanmış kitapların yer alacağı bir kitaplık kuracak, ilgilenenlerin yararlanmasını sağlayacaktır.

Ş.T.: Karikatürle ilgilenen üniversiteler var mı?

A.Ö.: ingiltere’de Kent Universitesi’nde kütüphanenin bir bölümü karikatür araştırmaları için düzenlenmiş. Bu alanda araştırma yapanların çok yararlandıkları ana merkezlerden biri.
Japonya’da Kyoto Seiko Universitesi’nde karikatürcü ve çizgi filmci yetiştiren bir Karikatüs Bölümü var. Amerika’da özel ve devlet okulları var. Fransa’da bazı sanat okullarında karikatür öğretiliyor. Kore’de Çizgi film okulları var. Anadolu Üniversitesi de bu alanda önemli görevler üstlenmiş durumdadır. Böyle bir alanda hem karikatürcü hem de araştırmacı olarak çalışmaktan çok mutluyum. Bu çabalarım yapabildiğim sürece devam edecek.

Ş.T.: Eskişehir Sanat Derneği konusunda neler söylersiniz?

A.Ö.:Bu dernek, şehrimizde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Biz de her fırsatta onu desteklemeye devam edeceğiz. Bu bilgilendirmeye neden olduğu için, Araştırma Merkezi adına teşekkür ederim.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.