tren

7 Mayıs 1999

Karikatür ve Felsefe

Karikatür ve Felsefe – (7-11 Mayıs 1999) 5.Uluslararası Karikatür Festivali – Ankara

 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler

Dünya küresi üzerinde yapılan ve adından övgüyle sözettiren II. Uluslararası Simavi Karikatür Yarışması (şimdiki adı Hürriyet Uluslararası Karikatür Yarışması)’nda seçici kurul üyeliği yapmak için 1984 yılında istanbul’a gelen üç ünlü karikatürcüye gazeteciler sormuşlar; “Sizce karikatür nedir?” Arjantinli Mordillo, ingiliz Rain steadman ve italyan Cesare Perfetto, sanki söz birliği etmişçesine “Karikatür felsefedir”
demişlerdi.(1)

Yine modern karikatürün yaratıcısı Steinberg; “Şiirsel ve filozofça bazı düşünceleri çizgi ile anlatmaya
çalışıyorum” demiştir.

Turhan Selçuk da bir röportajda, karikatür anlayışını şu cümlelerle ifade etmiştir: “… İnsanları, olayları bir düşünür, bir psikolog, bir felsefeci, bir eleştirici gibi izleyip, inceleyip, kendi gerçekçi dünya görüşü doğrultusunda bir sonuca vardıktan sonra, kişileri olumlu ve doğru olana yöneltecek eleştiriyi sunarken, mizahi fikrini ve söylediğini sarsıcı, etkileyici, vurucu bir şekilde çizgiye dönüştürmektir.”(2) Bu yanıtlar için felsefeciler ne diyecekler doğrusu merak ediyorum. Ancak bu konuda ben de felsefe ile karikatür arasında çok yakın bir ilişkinin olduğunu düşünüyorum. Bu ilişkiyi usta karikatürcümüz Ali Ulvi de çok sıkı yinelemiştir. Hatta kendisini yakından tanıyanlar onun felsefeyle ne çok ilgilendiğini ve kitaplar okuduğunu bilirler.

“Felsefe; doğal ve insansal dünyaya ilişkin tüm bilgilerin ve kanıların güvenilirliklerini, anlamlı olup
olmadıklarını, insansal yaşama katkılarını eleştirel bir yaklaşımla tartışıp, değerlendirmektir.”(3)

Bu tanımdan, felsefenin insanla ilgili konuları, insan yaşamına giren konuları ele aldığını anlıyoruz ki, karikatür
de insan ve insana ilişkin konuları ele almaktadır. Bu tanımda felsefenin, insana ilişkin bilgileri eleştirel bir
yaklaşımla değerlendirdiğini öğreniyoruz ki, karikatürde bu eleştiri, en önde gelen özelliktir.

Felsefenin önemli özelliklerinden biri, düşünceleri zorla kabul ettirmeye çalışmamasıdır. Felsefe insanı özerk
ve özgür olarak görür, onlara olumlu ya da olumsuz yargılarla yanaşmayıp, yalnızca aydınlatma işlevini
üstlenir, seçme ve karar aşamasını bireyin kendisine bırakır. Karikatür de genelde bir probleme çözüm
önermez. Daha çok problemi gösterir, çözümü izleyiciye bırakır.

Felsefe; düşünme, tartışma ve eleştirmeyi içerir, karikatür de bunları oluşturmaya çalışmaktadır.

Felsefe; insanı yaşadığı ortama ve çağa göre inceler. Karikatürler de tarih sırasına göre dizildiğinde insanların
problemlerinin zamanla nasıl değiştiğini gözler önüne serer.

Karikatür, Pir sanat dalıdır. Felsefenin alanına giren “sanat felsefesi” içinde mutlaka bir yeri olacaktır. Sanat yapıtlarıyla, yaşam ve insan arasındaki ilişkiyi “sanat felsefesi” irdeleyecektir. Bugün ülkemizde birçok alanda olduğu gibi sanatta da bir yozlaşma yaşanmaktadır. Kimin gerçek sanatçı olduğu karışmıştır. Kitle iletişim araçlarında gösterilen sanatçılar, ülkemizin geniş kesimlerinde sanatın anlamını basitleştirmektedir. Medyada gösterilen bu sanatçılar çoğunlukla yeterli eğitim almamış kişilerdir. Oysa sanatçı olmak için önce sanat eğitimi alınması gerekir. Daha da ileri giderek bu eğitim bile bir insanın sanatçı olması için yeterli değildir, diyebiliriz. Sanatçı olmak için sanat eğitiminin yanı sıra çağdaş ve aydın yetiştirme eğitimi de alınmalıdır. Bir sanatçının çağdaş olmaması, aydın olmaması affedilemez. Bu konuda felsefecilerin ve felsefenin çok şey söyleyeceklerine inanıyorum.

KAYNAKLAR:
1) UNSAL, Artun. “Ustaları Anlatıyor”, Hürriyet Gösteri Dergisi, İstanbul; Temmuz 1984.
2) GÜRELİ, Nail. “Haftanın sohbeti”, Milliyet Gazetesi, istanbul; 25.4.1993.
3) ARAT, Necla. “Felsefe Eğitimi”, Yaratıcı Toplum Yolunda çağdaş Eğitim, ç.Y.D.D. Yayınları, İstanbul;
1990.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.