tren

10 Mayıs 1996

Karikatür ve İletişim

Karikatür ve İletişim – (10-14 Mayıs 1996) 2.Uluslararası Karikatür Festivali – Ankara

 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler

İletişim konusu dar anlamda tek başına incelenebilecek bir konu değildir. Pek çok alan ile kesişme noktaları olduğu için oldukça karmaşıktır. İnsanların insanlarla, insanların doğai ve yapay ortamlarla ve de insanın kendisiyle iletişimi başlıbaşına araştırma konusu olarak incelenebilir.

Doğaldır ki “insan” olgusu işin içinde olduğu zaman psikoioji, felsefe, tıp, sosyoloji, ekonomi, tarih, sanat, kültür gibi daha da sayılabilecek pek çok alan bulunmaktadır.

Konuyu “karikatürle iletişim” boyutuna indirgediğimizde, işin sınırlarını çizmiş olduğumuz için çözüme daha kolay yaklaşabiliriz.

Karikatürle iletişim; insanlar arasında geçen bir iletişim şeklidir. İnsanlar arasındaki iletişim esasen iki türiüdür;
a) Yüz yüze iletişim
b) Araçlarla iletişim.

Yüz yüze iletişim bir kişinin bir başka kişiyle, bir kişinin bir grupla ya da ikigrubun karşılıklı olarak birbirleriyle mesaj alışverişi anlamını taşımaktadır. Daha kolaybir iletişim şeklidir. İki taraf ta birbirlerine vermek istedikleri mesajı yanlışsız vermeye çalışırlar. Eğer yanlış anlama olursa, tekrar ederek anlaşmcaya kadar bu alışverişi sürdürürler. Burada “anlaşma” terimini her zaman olumlu olarak düşünmemeliyiz.

“Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır” diye bir atasözümüz vardır. Ancak insanlar yıllardan beri konuştukları halde birçok anlaşmazlığa da düşmüşlerdir. Bu nedenle insan iletişimini yalnızca anlaşma sağlayan değil, bazen sorunlar

yaratan, ya da sorunları pekiştiren bir olgu olarak ta düşünebiliriz (1). Ama bu anlaşmazlık içerisinde yine de bir anlaşma vardır; bu da “anlaşamamanın a ulaşılmasıdır”.

Araçlarla iletişim ise; iki kişi ya da grup arasına başka araçların girmesiyle gerçekleştirilen iletişim türüdür. Karikatürle iletişimi bu iletişim türüiçerisinde değerlendirmek gerekmektedir. Karikatürcü genellikle yazılı basını araç olarak kullanmakta ve okuyucuya mesajını bu araçla iletmektedir.

Araçlarla iletişimde mesaj açık ve anlaşılır olmalıdır. Yüzyüze iletişimde olduğu gibi yanlış anlaşılmayı anında düzeltmek ve konu üzerinde bire bir tartışma yapmak olanaklı değildir. Karikatürcü okuyucu ile iletişimini karikatür çizerek gerçekleştirmektedir. Karikatürde çizgiler vardır, simgeler vardır, tüm bunların taşıdığı bir mesaj vardır. İletişimden arzulanan doğru ve etkili iletişimdir. Etkili iletişimde karikatür önemli bir görev üstlenmektedir. Bir yazar, tüm cümleleri ve sözcükleri özenle seçerek doğru bir iletişim sağlayabilir ancak “etkili” olduğunu iddia etmek tartışma götürür. Karikatürcü etkili mesajı oluşturmak için çizgilerinde abartmalara yönelmiştir. Bir kare içindeki insan tiplemesi, gerçek insandan farklıdır. Bu yöntem karikatürün özündeki genel kuraldır. Karikatürcünün çizgilerindeki gerçekdışılık izleyiciyi rahatsız etmez. Aksine sempatik gelir, ilgi çekme özelliğini oluşturur.

Karikatürle iletişim süreci, kitle iletişimi içinde değerlendirilmelidir. Çünkü kullandığı araçlar kitle iletişim araçlarıdır. Kitle iletişiminde geniş halk kesiminin etkilenmesi amaçlanmaktadır. Bu etkilenme küçük çapta ya da çok derinden olabilir.

“Kitle iletişim araçlarının toplumsal yaşamın sağlığı ve niteliği üzerindeki etkisi kuramcıları sürekli düşündürmektedir.” (2) Bu düşürdürme; etkilerin olumlu mu, yoksa olumsuzmu olduğuyönündedir.

Elbette araçların kullanılış amaçları, bu araçları ellerinde bulunduranların temel amaçları etkilemenin yönünü de belirleyecektir. Birçok alanda olduğu gibi karikatürcüler de kendi görüş ve düşüncelerinin parelelinde etkiler sağlamayı isteyeceklerdir. Olayların, politikanın, toplumsal düzenin kendi görüş ve düşüncelerine uygun olması ya da savundukları

ilkeler içerisinde gelişmesi arzularını taşıyacaklardır. Bu nedenle ilerici, çağdaş, olumlu gelişmeyi savunan ve bu yönde karikatür çizen sanatçılar olabildiği gibi bunun tersini benimseyen karikatürcüler de olabilecektir.

Karikatürle iletişim süreci Kaynak, Mesaj, Alıcı ve Kanal öğelerinden oluşmaktadır, burada Kaynak; karikatür sanatçısıdır. Mesaj; Alıcıya verilmek istenen toplumsal ortamca bilinen simgelerle kodlanmış aktarılmak, paylaşılmak istenen bilgi, duygu ve düşünce ile yüklü karikatürdür. Alıcıise; karikatürcünün gönderdiği mesajı ve bu mesajın içerdiği kodları çözümleyerek alan, bu mesajdan etkilenen karikatür izleyicisidir. Kanal da; karikatürün alıcıya ulaşması sürecinde çizgi, yazı ve simgeleri taşıyan gazete, dergi, kitap, sergi salonu, bilgisayar ve televizyon gibi araçlardır. Karikatürcü bir mesajı hazırlarken, yani karikatürünü çizerken ya da çizmeden önce sürekli kendi kendisiyle iletişim içinde olur. Buna İç İletişim denmektedir. Bu iç iletişimde karikatürcü düşüncelerini, hayallerini, üzüntülerini, zevklerini kontrol etmektedir. İç İletişim aslında oldukça karmaşıktır. Özellikle sanatçı için kendi kendisiyle hesaplaşma neredeyse süreklidir. Son derece karmaşık zihni etkileşimler içindedir. Psikoloji bilimi iletişimin bu yönüyle yıllardan beri ilgilenmektedir. Karikatürcü İç İletişimle çeşitli olayları, duyguları ve düşünceleri kafasında yoğurur, bunlardan soyutlamalar yapar ve kendine has çizgisiyle bir yorum çıkarır. Bu yorum bazen güldürücü, bazen şaşırtıcı, bazen de düşündürücü olabilir.

Genel olarak karikatürü iki ayrı grup olarak değerlendirmek gerekir. Hıfzı Topuz bu gruptan birincisine “karikatür”, ikincisine ise “humoristik desen” adını vermektedir. Her ikisi de çizgi ile mizah yapma sanatını uygulamakla birlikte, birbirlerinden belirgin olarak ayrıldıkları ifade edilebilmektedir. Ali Ulvi Ersoy; humoristik desen adlandırması yerine sanat karikatürü adının uygun olacağını belirtmektedir.

Birinci gruba giren karikatürler; dergi ve gazeteler için çizilmektedir. Siyasal ve sosyal konuları işlemekte ve ömürleri kısa olmaktadır. Geniş kitleleri hedef olarak seçmekte, yazısı bol ve güldürü içerikli karikatürlerdir. Bu grubtaki karikatürler abartma öğesini en uç noktasına kadar kullanmaktadırlar.

İkinci gruba giren “humoristik desen’Ter ise güldürme amacı gütmezler, daha çok

düşündürmeye yönelik çizilen karikatürlerdir. Politik olmayan konuları seçerler, abartmalar azdır, yazısı ya hiç olmaz ya da çok azdır. Kullandığı simgeler ve anlatım biçimi seçkin tabakaya seslenir ve anlaşılması zordur. Bu gruptaki karikatürler uzun ömürlü ve kalıcı eserlerdir.

İletişim öğelerinin tamamı yerli yerine oturduğu halde zaman zaman iletişimsizlik te ortaya çıkabilir, yani iletişim gerçekleşmeyebilir. Bunun nedeni alıcı durumundaki kişinin kültür düzeyinden dolayı karikatürde kullanılan simgelerin anlamını çözememiş olmasındandır. Bazı mizah dergileri bu iletişimsizliği çözmek için çok basit konulan, çok basit esprilerle oluşturarak her kesimden insana hitabettiklerini savunmaktadırlar.

Esasen Alıcı durumunda olan insan; seçici bir yaratıktır. Her mesaj onu ilgilendirmeyebilir. Kişilerin ilgi alanları, kişisel özellikleri, eğilimleri, değer yargıları, beklentileri, zekası ve geçmiş deneyimleri farklı farklıdır. Bu yüzden iletişim içindeki mesaj, herkesi etkilemeyebilir. Ancak karikatürün diğer mesajlardan bir avantajı vardır; o da mesajını mizahsal gözlükle vermesidir. Mizah ise genel olarak her kesimden insanın hoşuna giden, gülümseten, gergin ortamı yumuşatan, insanlara haz aşılayan bir olgudur. Karikatürle iletişimin bir başka avantajı da çok küçük bir alan içerisinde, alıcının fazla zahmete girmeden izleyebileceği şekilde verilmiş olmasıdır. Yazı ile verilen mesajlar gibi sayfalar dolusu, minik minik harflerden oluşmaz. Günümüzde okumak; hele hele uzun uzun okumak pek çoğumuza keyif vermemektedir. O nedenle karikatürle verilen kısa ve çarpıcı mesaj çekici gelecektir.

Karikatürle iletişim, zaman geçtikçe yeni araçlar da kullanmaya başlamıştır. Son yıllara kadar sadece gazete,’dergi ve sergi salonlarında görülen karikatür, bu gün İnternet ağı ile bilgisayarı da araç olarak kullanmaya başlamıştır. Bu araçla sınırlar ortadan kaldırılmış , tüm dünyadaki izleyicilerin hizmetine sunulmuştur. Gün geçtikçe sayıları artan İnternet kullanıcılarının dünyada otuzbeş milyon, Türkiye’de yüzbinin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu arada geleneksel karikatür çizim araçları da değişmektedir. Bilgisayar kullanan karikatürcü, kağıt, kalem, mürekkep kullanmadan Maus denilen bir araçla çizim yapmakta, boya kullanmadan bir tuşa basarak karikatürünü renklendirebilmektedir.

Demek oluyor ki; araçlar değişse de karikatür özünden birşey yitirmeden hep çizilecek, bu iletişim biçimi hiçbir zaman tarihe gömülmeyecektir.

KAYNAK
1) ZILLIOĞLU, Merih. İletişim Nedir? Cem Yayınları,. İstanbul; 1993.
2) USLUATA, Ayseli. İletişim. İletişim Yayınları, İstanbul; 1995.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.