tren

20 Kasım 1992

Türkiye’de Yayınlanan Mizah Dergileri ve Karikatür İzleyicisi Profili

Türkiye’de Yayınlanan Mizah Dergileri ve Karikatür İzleyicisi Profili – (1992) Anadolu Üniversitesi Kurgu Dergisi, Sayı: 11 – Eskişehir.

 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler

Yrd. Doç. Dr. Atila ÖZER

Dünyanın hiçbir yerinde salt karikatür içeren bir dergi yayın-Ianmamaktadır. Ancak çizgi roman, çizgi öykü diyebileceğimiz bant-lardan oluşan süreli dergileri bunun dışında tutmak gerekir. Bu nedenle karikatür dergileri, yazılı mizahla birleştirilerek «mizah dergisi» adıyla yayınlanmaktadır.

Geriye doğru bir araştırma yapıldığında görülecektir ki, önceleri içerisinde çûk az karikatür bulunduran mizah dergileri, sonraları karikatüre daha çok yer vermekte ve yazılı mizah unsurunu sürekli azaltmaktadırlar. Bu değişimde kuşkusuz basım teknolojisinin önemli bir yeri vardır. Özellikle ofset tekniğinin yaygınlaşmasından sonra karikatür basımının, basım hazırlığındaki süreci oldukça basitleşmiş ve hızlanmıştır. Hatta bu teknoloji ile renkli karikatür basımı daha da kolaylaşmıştır.

Son yıllarda Türkiye’de hiçbir dönemde görülmeyen sayıda, karikatür yoğunluklu mizah dergisi yayınlanmaktadır. Bu dergilerde birçok karikatürist çalışmakta, her hafta binlerce karikatür üretilmektedir. Bıu karikatüristlerin çizdikleri karikatürler üç aşağıjbeş yukarı birbirine benzeyen çizgiler ve tiplerden oluşmaktadır. Ve yine görülmektedir ki bu karikatüristler çalıştıkları dergilerin dışında başka etkinliklerde görülmemekte sadece kendi dergilerinin sınırları içinde kalmaktadırlar. Başka etkinlikler nedir? Örneğin sergi-

ler… Örneğin; yurtiçi ve yurt dışındaki yarışmalar… Esasen bu karikatüristler dergilerde çizdikleri karikatürleri yarışmalara gönder^ diklerinde eleneceklerini ya da ödüle değer-bulunmayacaklarını bilmektedirler. Diğer taraftan yarışmalara gönderilen karikatürler, sanatçıları tarafından dergilere gönderildiklerinde hiç yayınlanma şansı bulamamaktadır. Üstün Alsaç, Adam Sanat dergisinin 46. sayısında Simav’ı Karikatür Yarışması’nda ödül alan karikatürleri değerlendirirken «bu karikatürler, çok sayıdaki Türk gülmece dergilerinden hangisine gönderilse, bir tanesi bile yayınlanmaya değer bulunmazdı» diyor. Bu değerlendirme ile ilgili Ferit Öngören, «50 Yılın Türk Mizah ve Karikatürü» adlı kitabında «bir çizer arkadaş Avrupa’da birincilikler alırken ülkesindeki etkin olamıyor ya da biç çizecek yer bulamıyor. Bu ifadeyi çevirerek söylersek, basın bu karikatürleri geniş halk yığınlarına sunacak anlamda ve açıklıkta görmüyor» demektedir.

Öyle görülüyor ki bugüne kadar yapılmayan bazı sınıflandırma çalışmalarının yapılması gerekmektedir. En basit şekilde mizah dergilerinde yayınlananları bir tarafa, sergi ve yarışmalarda yeralan karikatürleri bir tarafa koymak gibi.

«Karikatür, çizgiyle mizah yapma sanatıdır.» «Karikatür, grafik mizahtır.» Hıfzı Topuz, «karikatür, ikonik ve mizahsal görsel bir mesaj olarak kabul edilebilir» diyerek mizah resmini iletişim açısından bir başka şekilde tanımlamaktadır.

Bu tanımlamalara bakılınca, hem mizah dergilerinde yer alan karikatürler, hem de sergi ve yarışmalardaki karikatürler için bir tanım dişilik görülmemektedir. Ancak en önemli ayrım, dergilerde yayınlanan karikatürlerde bol yazı kullanılması, diğerlerinde ise mümkün olduğunca yazıdan arınmış olma görülmektedir. Doğaldır ki yazı kullanılan karikatürlerde bir dil sorunu söz konusudur. Özellikle uluslararası yarışmalara gönderilen karikatürlerdeki yazının bilinen bir dille ifade edilmiş olması, o dili bilmeyenlerce anlaşılmayacaktır. Hele bir de vurucu esprinin o sözler içinde yeralması, işi iyice zorlaştıracaktır. Bu nedenledir ki uluslararası yarışmalardaki karikatürler hem jüri tarafından, hem de izleyenler tarafından anlaşılır olması için yazısız yapılma zorunluğunu getirmektedir. Yazısız karikatür çizimi de, tüm görevin çizgilere yüklenmesini, problemlin çizgilerle çözümünü getirmektedir. Bir de, mizah dergilerinin süreli yayın olması, ömürlerinin bir hafta gibi bir süre ile sınırlandırılmış olması, işlenen konuların da güncel olmasını zorunlu kılmaktadır. Karikatü-

rist o hafta gündemde olan konuyu işleyecek, bir ay sonra belki de hiçbir esprisi kalmayacaktır. Halbuki yarışmalarda ve sergilerdeki karikatürler, daha uzun sıüre kalıcı olma, belki de her zaman gündemdeki yerini koruyabilme özelliğini taşımak ihtiyacını duyacaktır. Bu nedenle birçok karikatürist, karikatürün de artık duvarlara ası-labilen bir grafik sanat ürünü olmasının gereğini vurgulamaktadır.

Üstün Alsaç, «Karikatürün Eleştirisi» başlıklı yazısında yarışma ve sergi karikatürlerini ayrı bir dal olarak göstermektedir. «Bunu karikatürün incelmişi, evcilleşmişi, salon karikatürüne dönüşmüşü diye nitelendirmek olası. O artık öteki karikatür gibi güncel konular arasından seçilen çarpıcı bir çelişkinin abartılmış birkaç çizgiyle çabucacık anlatılıvermesinden doğan anlık bir kıvılcım değil. Sanatçının uzun uzun üstünde düşündüğü, kurgusundan, düzenlemesine kadar çok çeşitli anlatım ve iletim biçimlerini denediği, araştırdığı bir yaratı türü.»

Bu tartışmalar hep karikatürle doğrudan ilgilenen çizer, yazar ve eleştirmenler tarafından yapılmaktadır. Acaba gerçek hedef kitle bu konuda neler düşünmektedir? Her hafta bir milyona yakın okuyucu bulan mizah dergilerinin çok satması, başarısını mı göstermektedir? Bazılarınca geliştiği söylenen, bazılarınca yozlaştığı belirtilen Türk karikatürünü okuyucular nasıl değerlendirmektedir? Türk mizah Okurunun dergilere karşı tavrı nedir?
Türkiye’de mizah dergisi çıkarma,kararı verenler ön araştırma yapma ihtiyacını duymuşlar mıdır? Bu gün sayıları 10 u geçen dergilerin birbirinden ne farkları vardır?
Bunlar ve benzeri birçok soru konuya büyüteçle bakanlar tarafından hep problem olarak görülmektedir.

Bu araştırma üniversite öğrencilerinin çok satrşlı mizah dergileri ve karikatür olgusuna karşı ilgilerini sorgulamaktadır. Geniş yığınları hedef alan bu dergilerin Okuyucuları arasında elbette üniversite gençliği de yeralmaktadır. Bu nedenle okuyucu yelpazesinin belli bir kültür düzeyine ulaşmış kesimi ile bir sınır belirlemesi de yapılmış olmaktadır.
Öğrencilerle yazılı olarak bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sorularına verilen yanıtlar ve bu yanıtların sayısal değerlendirmesi istatistiksel olarak yapılmış yorumlar aşağıya çıkarılmıştır.

1. «Karikatür» sözcüğünün anlamını biliyor musunuz?
% 92 EVET ; % 8 HAYIR
Anadolu Üniversitesi öğrencilerine yönelik yapılan anket çalışmasında, öğrencilerin karikatür sözcüğünün ne anlama geldiğini çoğunlukla bilmekte olduğu,, az miktardaki «hayır» yanıtının karikatürü bildikleri halde tanımlayamadıkları anlamındadır.
2. Karikatürü hangi sıklıkla izleyebiliyorsunuz?
%28 HERGÜN ; %30 HAFTADA BİR; %42 ARADA SIRADA
Üniversiteli öğrencilerin tümü şu veya bu şekilde karikatür izlemektedirler. İkinci soruya verilen yanıtlardan, bu izleme konusunda çak ısrarlı olmadıkları da görülmektedir.
3. Karikatürü nerelerden izliyorsunuz?
%44 DERGİLERDEN ; %23 GAZETELERDEN; %2 SERGİLERDEN ; %5 DERGİ-GAZETE-SERGİLERDEN ; %26 DERGİ VE GAZETELERDEN
Öğrenciler karikatürü daha çok dergilerden izlemektedirler. Görülüyor ki sergilerden karikatür izleme, henüz öğrencilerin yaşamına yeterince girmemiştir. Bunun bir nedeni olarak Eskişehir’de karikatür sergisi etkinliğinin az olması gösterilebilir.
4. Karikatür izlemek için özellikle dergi satın alıyor musunuz?
%72 EVET ; %28 HAYIR
Öğrencilerin büyük bölümünün, mizah dergilerini karikatür izlemek için satınaldıkları anlaşılmaktadır. Bir bölümü de karikatürün yanında yazılı mizah örneklerini de okumak için…
5. Satın aldığınız mizah dergisini seçerek mi alıyorsunuz?
%68 SEÇEREK ; %32 GELİŞİ GÜZEL
Satınalınan derginin gelişi güzel alınması «hangisi olursa olsun» «farketmez» anlamına gelmektedir ki bu da dergilerin belirli bir hedef kitlesi olmadığını göstermektedir. Dünyanın her yerinde yayınlanan dergilerin yayın ilkeleri vardır, belli anlayışları vardır ve iyi tanımlanmış bir hedef kitlesi vardır. Ama Türkiye’de yayınlanan mizah dergilerinin bu anlamda kesin çizgilerle belirlenen ilke ve hedef

kitleleri olduğunu söylemek zor görünmektedir. Belki de en belirgin özellikleri birbirlerine benzemeleridir.
6. Bir hafta içinde satın aldığınız mizah dergisi sayısı nedir?
%45 BİR ADET ; %29 İKİ ADET ; %7 DAHA FAZLA ;
%19 CEVAPSIZ
Soruyu cevapsız bırakanların, sürekliliği olmadan, arada sırada satınalanlar tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Öğrencilerin daha çok haftada bir adet dergi satın almayı yeğledikleri görülmektedir.
7. Son aylarda ülkemizde kaç adet mizah dergisinin yayınlandığını biliyor musunuz?
%8 BEŞ ADET ; %12 YEDİ ADET ; %22 ON ADET ;İ %30 DAHA FAZLA ; %25 BİLMİYORUM
Türkiye’de hiçbir dönemde bu kadar çok sayıda mizah dergisi ı aynı anda yayınlanmamıştır. Hıbır, Gırgır, Avni, Dıgıl, Fırt, Fırfır, Pişmiş Kelle, Çıngar, Çarşaf, Limon, Nankör, Deli… Okuyuouların %25 inin bu soruya yanıt verememesi normal sayılmalıdır. Ancak yine de doğru yanıtı verenlerin sayısı da az sayılmaz.
8. Satın aldığınız dergileri biriktiriyor musunuz?
%21 EVET ; %47 HAYIR ; %31 BAZEN ; %1 CEVAPSIZ
Üniversite öğrencilerinin mizah dergisi biriktirme gereksinimi içinde olmadıkları anlaşılıyor. Bu dergilere ileride ihtiyaç duymayacakları için mi, ydksa biriktirmeye değer bulmadıklarından mı anlaşılamamıştır.
9. En beğendiğiniz mizah dergisinin adını söyleyebilir misiniz?
%37 HlBIR ; %19 LİMON ; %15 AVNİ ; %14 GIRGIR ;
%4 PİŞMİŞ KELLE ; %2 FIRT ; %9 CEVAP YOK
Öğrencilerin en çok Hıbır dergisini beğendikleri %37 lik bir oranla belirlenmiştir. Bu oran büyük bir çoğunluğu göstermemektedir. Belli düzeyde bir kültüre sahip olan üniversite öğrencileri için daha ayrıntıya girip bu dergilere hangi yönleriyle öncelik verdikleri -sorulmalıydı.
10. Beğendiğiniz bir karikatüristin imzasını görmeden, çizgilerini
tanıyabilir misiniz?
%52 TANIYABİLİRİM ; %48 TANIYAMAM

Mizah dergisi okuyucuları her an çeşitli çizerlerin karikatürle-riyle karşı karşıya gelmektedirler. İzleyicilerin kendilerine yakın buldukları karikatürler ve beğendikleri çizgiler karşısında ne derece dikkatli oldukları merak edilebilir. Bu amaçtan yola çıkılarak sorulan bu sorudan yaklaşık yarı yarıya olumlu sonuç alınmıştır. Türkiye’de yayınlanan dergiler gerek içerik ve gerekse çizgi yönünden birbirlerine çök benzemektedir. Bu benzerlik 1970 li yıllardan sonra yayınlanan dergilerin tek bir yönetmen (ya da baş çizer) tarafından denetim altında tutulmasından, değişkenlik gösteren çizgilerle çizilen karikatürlerin o başçizer tarafından dergiye alınmama riski bulunmasından dolayıdır. Daha önce sergilerde değişik bir çizgi kullanan bazı karikatüristler mizah dergilerinde çalışmaya başladıktan sonra çizgilerini değiştirmişlerdir. (Eflatun Nuri Erkoç buna çarpıcı bir örnek olarak gösterilebilir).
Bu, birbirine benzeyen çizgiler arasından, (imzasını görmeden) sevdiği karikatüristin çizgisini %52 oranında tanıyabilmek, üniversite gençliğinin dikkatli bir izleyici olduğunu göstermektedir.
11. En beğendiğiniz karikatüristin ismini yazınız.
Beğenmek, kişiye göre değişen bir kavramdır. Birisinin beğendiğini bir başkası beğenmeyebilir. Bu yüzden yarışmalarda jüri üyelerinin işi oldukça zordur. Bir yarışmayı değerlendiren jüri üyeleri değiştiğinde, birinci seçimin aksine bambaşka bir sonuçla karşılaşa-bilinir. Onun için şimdi değerlendirmek istenen soru, sadece anket yapılan öğrencilerin beğenilerini ortaya koymaktadır. Bu sorudan elde edilen yanıtları sıraladığımızda, Hasan Kaçan, Oğuz Aral, Latif Demirci, Galip Telkin, Ergün Gündüz, Behiç Pek, Tekin Aral, Bülent Arabacıoğlu, Abdülkadir Elçioğlu, Semih Balcıoğlu, Nehar Tüblek, Turhan Selçuk, Kemal Aratan isimleri ortaya çıkmaktadır. Bu isimlerin bir bölümü dergilerde, bir bölümü de gazetelerde çalışmaktadırlar.
12. Beğendiğiniz bir karikatürü evinizin ya da işyerinizin duvarına asmayı düşünür müsünüz?
%67 DÜŞÜNÜRÜM ; %33 DÜŞÜNMEM
Karikatürün de diğer görsel sanat yapıtları gibi duvara asılma konusu tartışılmaktadır. Bazıları özellikle süreli yayınlardaki karikatürlerin belli bir ömrü vardır, sonra bu ömür tamamlanır, sadece o dönemin belgesi olur görüşünü savunmaktadırlar. Bazı kişiler de ka-

rikatürün özünde çoğaltma, yani yayınlanma yatmaktadır. Yayınlanan karikatür işlevini yapmıştır, ayrıca asmaya gerek olup olmaması kişiye kalmıştır, görüşümü savunmaktadır. Bir kısım kişiler de karikatür bir grafik sanat ürünüdür. Kalıcı ve estetik değerlerine göre duvara da aşılmalıdır, demektedir. Bu görüşlerden hareketle üniversite öğrencilerinin fikirleri sorulmuştur. Alınan yanıtlardan, çoğunluğun karikatürü duvara aşılabilecek bir grafik sanat ürünü olarak değerlendirdikleri ortaya çıkmaktadır.
13. Karikatür sizce hangi işlevi yerine getirmelidir?
%16 KARİKATÜR GÜLDÜRMELİ
%13 KARİKATÜR DÜŞÜNDÜRMELİ ;
%68 KARİKATÜR HEM GÜLDÜRMELİ HEM DÜŞÜNDÜRMELİ ;
%3 CEVAP YOK
Üniversite öğrencileri, çizilen bir karikatürün en önemli işlevinin «güldürürken düşündürmek» olduğunda birleşmektedirler. Ancak bazı öğrenciler sadece «güldürmenin», bazıları da sadece «düşündürmenin» yeterli olduğunu vurgulamaktadırlar.
14. TV’de yayınlanan ÇİZGİ FİLM programlarını izliyor musunuz?
%82 İZLİYORUM ; %13 İZLEMİYORUM ; %5 BAZEN
15. TV de yayınlanan çizgi film programlarını yeterli buluyor musunuz?
%22 YETERLİ BULUYORUM ; %56 YETERLİ BULMUYORUM ; %22 HİÇBİR FİKRİM YOK
16. Sizce TV de bugüne kadar yayınlanan çizgi filmler sadece çocuklar için mi hazırlanmaktadır?
%61 EVET ; %35 HAYIR ; %4 CEVAP YOK
17. Büyükler için de çizgi film programlarının TV de yayınlanmasını ister misiniz?
%90 İSTERİM ; %10 İSTEMEM
Üniversite öğrencileri, gerek basında, gerekse TV de karikatür yayınlanması taraftarı olarak görünmektedirler. Karikatürün canlan-dırılmasından oluşturulan çizgi filmlerin de TV de çokça yeraldığı

bilinmektedir. Ancak bugüne kadar çizgi filmler özellikle çooulk seyircileri hedef alara’k yayınlanmaktadır. Burada bir yanlışlık yapılmaktadır. «Çizgi filmler sadece çocuklar için yapılır» yanlışı. Bu anket çalışmasında üniversite öğrencileri özellikle büyükler için de çizgi film yapılması ve yayınlanması görüşünü benimsediklerini ifade etmişlerdir, (%90).
18. Son yıllarda Türk karikatürü sizoe ne durumdadır?
%78 GELİŞME GÖSTERMEKTEDİR ; %12 YOZLAŞMAKTADIR ;
%10 HİÇBİRİSİ
Son sorudan, Türk karikatürünün üniversite gençliği gözünde son yıllarda gelişme gösterdiği anlaşılmaktadır. Ancak %12 gibi bir kesimin bu sanatın yozlaştığını belirlemesi, çizerlerin ve bu kişileri yönlendirenlerin derinlemesine üzerinde düşünmesi gereğini ortaya koymaktadır. Bu bir tehlike çanıdır.

SONUÇ

Türkiye’de yayınlanan mizah dergilerinin sayısal olarak çok olması, türünün çeşitliliği anlamına gelmemektedir. Tümü aynı elden çıkmış gibi çizgiler, birbirine benzeyen tipler, çirkinleştirilmiş insanlar, bozulmuş bir Türkçe, sulandırılmış cinsellik, çirkin politika ve sulandırılmış insan ilişkileri ya da toplumun basit sorunları… Bol çizgi roman. Karikatürlerin konularının büyük bölümü fantazi üzerine kurulmakta.
Derginin başında, çalışanları yönlendiren baş çizer, ya da yönetmenin değişikliği deneyen çizerlere fırsat vermediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dergilerde çalışanların çizgilerinde kişisel özgünlük görülmemektedir. Bütün bunlara karşın dikkatli izleyicilerin yarısı çok benimsediği bir çizerin çizgisini ve tiplerini tanımakta zorluk çekmediklerini ifade etmektedirler.
Mizah dergilerindeki karikatürler ile sergi ve yarışmalardaki karikatürleri ayrı ayrı değerlendirme gereği ortaya çıkmaktadır. Dergilerdeki karikatürler geniş halk yığınlarını hedef alan ve bir hafta ömürlü karikatürler olmasından dolayı, o haftanın güncel konusunu işlemek zorunluğunu duymakta, sergi ve yarışma karikatürleri ise kalıcı olma, yazısız ve üst kültür düzeyli izleyiciyi hedef alan ilkeler taşıma gibi koşullara ihtiyaç duymaktadır.

Çok satıştı mizah dergilerinin birbirinden ayrılan özelliklerinin olması gerekmektedir. Ancak böyle olursa okuyucu tarafından gelişi güzel, -rastgele- satın almalar bilinçli alıma dönüşecektir.
Mizah dergilerinin hemen hepsi hedef kitlelerini sınırlandırmaktan kaçınmaktadırlar. Genellikle geniş halk yığınlarını hedef seçtikleri anlaşılmaktadır. Bu yüzden yediderwyetmişyediye her kesimden kişinin ayrım yapılmadan okuyucuları olması, istenmektedir. Bu da işi karmaşık hale getirmektedir. Halbuki, çocuklara yönelik dergi, gençlere yönelik, kadınlara yönelik, işçilere yönelik mizah dergisi gibi belirlenmiş hedef kitlesi birbirine benzeyen bu dergilere kişilik kazandıracaktır.
Bu araştırmadan anlaşılmıştır ki, karikatür görsel sanat dallarından biridir, estetik değere sahip olmalıdır, duvarlara aşılabilecek nitelikte, kalıcı espriler taşıyan, mizah öğesi yazıdan çok çizgiye yüklenen bir nitelik taşımalıdır. Güldürürken düşündürmelidir.
Karikatürün canlandırılmasıyla oluşturulan çizgi filmler konusunda gerek TRT nin, gerekse özel kanalların yanlış yayın politikası izledikleri anlaşılmaktadır. Büyüklere yönelik çizgi filmlerin varlığı göz-ardı edilmektedir.
Bütün bunlara rağmen araştırmadan çıkan önemli bir sonuç ta, Türk karikatürünün gelişme içinde olduğudur. Bu sanat dalı için daha fazla araştırma ve tartışmalar olmalı, çeşitli toplantılar yapılmalıdır. Bunlar sayesinde gün yüzüne çıkmayan sorunlar bulunup bunlardan çıkarılacak dersler gerek Türk karikatürünü gerekse mizah dergilerini nitelikli hale getirmede yararlı olacaktır.

KAYNAKÇA

ALSAÇ, Üstün. «Karikatürün Eleştirisi», Adam Sanat Dergisi Sayı 46, İstanbul, Eylül 1989.
ERGÖNÜLTAŞ, Engin. «Çok Satıştı Mizah Dergileri Üstüne», Sanat Emeği Dergisi, Sayı 11, İstanbul, Ocak 1979.
ÖNGÖREN, Ferit. «50 Yılın Türk Mizah ve Karikatürü», T. İş Bankası Yayınları, Ankara, 1973.
TOPUZ, Hıfzı. «Le Deşsin D’Humour», Promesses, Paris, Nisan 1974.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.