tren

15 Şubat 1987

Karikatür Sanatında Az Rastlanır İlginçlikler

Karikatür Sanatında Az Rastlanır İlginçlikler – (15 Şubat 1987) Milliyet Sanat Dergisi – İstanbul

Uluslararası 20. Montreal Karikatür yarışması albümünü karıştı-rırken Romanyalı çizer Nell Cobar’ın karikatürünü görünce 1979 yılında Kültür Bakanlığı’nın açtığı “İnsan Hakları” konulu yarışmaya yolladığım karikatürümle karşıkarşıya olduğumu sandım.

Aradan bir süre geçince (tartışmalara yol açan) Yalçın Karayağız adlı ressamın “Atlar ” konulu bir fotoğrafa bakarak yaptığı ve yarışmaca ödül kazanan resminden söz eden yazılar yayınlandığını gördüm.Kimileri tarafından Yalçının yaptığının sanatçılığa yakışmayacağı, kimileri tarafından ise böyle bir işin (olağan olduğu) kopyecilik sayılmayacağı yolunda fikirler ortaya atıldı.Başka ressamların benzer türde yaptıkları resimlerden örnekler sanat dergilerinde yayınlandı.

Resim sanatında olduğu gibi karikatürde de sınırsız konular bulunarak sanatçılar tarafından bu konuların işlenmesi doğaldır. Ancak zaman zaman üzerine konmuşcasına yapılmış çizimlerin seyircide hayret uyandıracak boyutlar ka¬zanması şaşırtıcıdır.

Karikatür sanatı ile uğraşanlar pek çok konunun didiklenmedik yanının kalmadığını iyi bilirler. Turgut Çeviker’in “Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü” adlı araştırma kitabında; Belediye sorunları, batılılaşma hareketleriyle değişen toplumsal yaşam, ev ekonomisi, ülke ekonomisi, basın dünyası, kadın ve erkek ilişkileri, savaş ve barış, politika, ilerleme, özgürlük, eşitlik, adalet, eğitim, çocuk, fantazi konularındaki karikatürlerin 1867-1878 Tanzimat Döneminde çizildi¬ği saptanmıştır.

Günümüzde ele alınan konuları sıraladığımızda:
a) Siyaset : Politikacılar, partiler, seçimler, uluslararası çatışmalar,savaşlar,
ırkçılık vb.
b) Kadın : Aile içinde, sekreter, kocasını aldatan kadın, aşk, cinsellik, rnoda
vb.
c) Toplumsal Sorunlar: Fiatlar, işsizlik, gecekondu yaşantısı, grevler vb.
d) Saçmalıklar, raslantılar.
e) Taş devri, Adem ile Havva, ıssız ada.
f) Askerler, doktorlar, patronlar.
g) TV, modern sanat,müzik,turizm, av, tatil vb.Tanzimat döneminden çok farklı şeyler olmadığını görüyoruz.

Her iki devirde de aynı gibi görünen konuların o gün kullanımları ile bugünkü yaşantıdaki anlamları, sosyal boyutları ve içeriklerinin değiştiğini gözlemlemek güç olmasa gerek.
Bir konuyu belli bir yaklaşımla ele alan iki karikatürist gerek kişisel bakış açısı ve gerekse çizŞisel biçimi ile olayı farklı farklı çizecektir. Ama bazen bu yaklaşımın boyutları, benzerlikleri (örneklerde görüldüğü gibi)birbirle¬rine çok yaklaşabiliyor.
Ayrı ayrı ülkelerde yaşamakla birlikte aynı yaklaşımı göstermek ve aynı sonuca varmak sosyal açıdan ayrı bir araştırma konusu olabilecektir kuşkusuz. Yugoslav, Alman ve Türk çizerlerinin, “ormanların gün geçtikçe yok olması” nı anla¬tan karikatürlerinde, “çıplakkadın – çarşaflı kadın ” çelişkisini anlatan değişik çizerlerin karikatürlerindeki benzerlik kopyeciliğe varan benzeşimler gösteriyor.

Ayhan Yetkiner’in “Nasrettin Hoca’nın Torunları” adlı kitabında Burhan Solukçu bir anısını şöyle anlatmış:
“Bir sabah gazetenin sayfalarını karıştırırken gözlerim faltaşı gibi açıldı. Birde ne göreyim. Kanada’da uluslararası yapılan Montreal Karikatür Yarışmasında Türk Karikatüristi Erdoğan üzer birinci seçilmiş. İşin ilginç yanı, yarışmada kazanan karikatür benim 28 haziran 1962 tarihinde Akbaba’da çizmiş olduğum karikatürün aynısı.,,

Bu olay daha sonra Yeni Gazete’de “Sanat Çevresinde Büyük Skandal” başlığı ile yayınlanmış. Erdoğan Özer,Burhan Solukçu’nun karikatürünü kopye ederek birinci seçildi, gibi ifadelerle oldukça sansasyon yaratmıştır. Sonraları Erdoğan özer ödül aldığı karikatürün Zübük dergisinde çek daha önce yayınlandığını göstererek kopye çekmediğini ispatlamışve bu düzeltme aynı gazetede yayınlanmış.

Burhan Solukçu anısının son kısmında şöyle diyor: “Ama durun dahası var” Aynı gün Turhan Selçuk bana telefon ederek daha evvel o karikatürü kendisinin çiz diğini, ancak Erdoğan özer’le polemiğe girmek istemediğinden ses çıkarmadığını bildirdi. Meğer ne çok kişi çizmiş aynı karikatürü…

Aynı fotoğraf ya da konu üzerinde çalışan ressamlar sonuçta aynı resmi yapmış olmazlar. Ama bir karikatürist için bu değerlendirme farklı olur. Günlük gazeted her gün bir karikatür çizen çizer bir başka gazetedeki çizerin konularını ve esprilerini benzer veya kendi üslubuyla kullanmaya başlarsa o karikatürcü hakkında hiç te iyi düşünülmez. Ne varki ayrı ayrı ülkelerde yaşasalar bile toplumun içerisindeki sorunları bir bölümünün hiç değişmediği görülüyor. Bu nedenle benzer espriler, benzer çizimler yapı1ıyor.

Son yıllarda karikatür dünyasında önemli yeri olan Simavi Karikatür Yarışmasının, Türk Karikatürünün tanıtılması yolunda önemli görevleri yerine getirdiği bilinmektedir. Koyduğu büyük ödüllerle bu sanata yaklaşımını, iyi niyetini ortaya koymuş, çeşitli çevrelerde varolan saygınlığını pekiştirmiştir.

Bu güne kadar yapılan dört yarışmada jüri tarafından seçilen karikatürlerin bu saygınlığa gölge düşürmemesini dileriz.

Elbetteki daha önce başka çizerler tarafından çizilmiş olan bu karikatürlerin jüri üyelerince bilindiği halde seçilmesi gibi bir suçlama; insafsızlık olacaktır. Ancak ne var ki dünyaca tanınmış ve değişik ülke çizerlerinden oluşan seçiciler kurulunun böylesi değerlendirmelerde çok daha sorumlu ve kılı kırk yaran anlayış göstermesi gerekmez mi?

 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler
 Makaleler ve Bildiriler


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.