tren

8 Ocak 1979

Söyleşi: Şahabettin Tosuner, Sakarya

Karikatür Üzerine Atila Özer ile  Söyleşi

20150316120814212_000000011978 yılının en başarılı sanatçısı seçtiğimiz Atilla özer ile geçen hafta yaptığımız söyleşiye Atilla özer’in sanatı Türk ve Dünya karikatürü üzerine görüşlerini öğrenmek üzere devam ediyoruz.

-Sayın özer size göre Mizah ve Karikatür nedir ?

-Genel anlamda Mizah; çizgi söz ve müzik ve hareketlerle ortaya konulan güldürü öğesi fazla kişileri iğneleyici ve alaya alıcı bir sanattır. Karikatür ise, çizgi ile yapılan mizahtır. Ancak bazı kişilerce sadece güldürmek, hoş­ça vakit geçirtmek amacı ile çizilmiş yolculuklarda seyredilen türdeki çizgi mizahın geçerliliğini artık kalkmalıdır. Ben bu şekildeki karikatürün gerçek işlevini yaptığına inanmıyorum. Toplumun sancı çeken yaralarını gülen düşünce olarak sergileyebildiği oranda karikatür gerçek karikatürdür.

-Sanat anlayışınızı açıklar mısınız ?

-Bir önceki sorunuzda tanımladığım gibi karikatürün topluma ileteceği bir mesajı olmalıdır. Bu mesajda iyinin doğrunun yararlının ne olduğunu anlatırken, toplumdaki çelişkilerin sergilenmesi, egemen güçlerin gülünçleştirilmesi şeklinde ifade edilmelidir.

-İlk karikatürünüzü 1973 yılında çizmiştiniz, o karikatürlerinizde son karikatürleriniz arasında nasıl bir gelişme oldu?

-Ben karikatürcü olarak çizgi ve anlatım biçimimin henüz gereğince olgun­laştığı kanısında değilim.

Elbette ilk çizgilerimdeki acemilik, tutukluk oldukça kayboldu. Uzun süredir çizgi arayışları içerisinde oldum,  pek çok karikatürüm değişik ellerden çıkmış gibidir. Ancak son yıllarda çizgilerimde bir olgunluk hissediyorum.

-Beğendiğiniz yerli ve yabancı karikatürcüler kimlerdir ?

– Ülkemizde bu konuya önem vererek Türk karikatürünün dış ülkelerde tanıtan Semih Balcıoğlu, Tan Oral, Turhan Selçuk, Tonguç Taşar, Sadi Dinççağ, Ferruh Doğan ve daha pek çok karikatürcümüzü sayabilirim. Hepsi de karikatür ‘in hakkını vermişlerdir.

Yabancı karikatürcülere gelince   her zaman çizgisine grafik gücüne ve konularına hayran olduğum bir Bulgar sanatçı var Milko DLkov. Bence eşsiz bir sanatçı o. Bosc, Ciosu, Rozantçev’i sayabilirim.

-Etkilendiğiniz sanatçı var mı ?Karikatürcü önceki kuşaklardan veya yabancılardan etkilenmeli mi?  bu etkilenme nasıl olmalıdır ?

-Etkilendiğim karikatürcüler mutlaka olmuştur. Çünkü bu işin okulu yok ülkemizde. Dergilerden, gazetelerden gördüğümüz şekliyle karikatür nedir öğreniyoruz. Ama bu etkilenme zamanla kendiliğinden yok olacaktır . Herkes kendi kişiliğini kendi çizgilerinde bulacaktır. Bu yüzden bol bol karikatür yayınlarını izlemeli karikatürcü olmak isteyen kişiler.

-Türk ve dünya karikatürü üzerinde düşünceleriniz?

-Türk karikatürü son on yılda belkide en parlak zamanını yaşadı diyebilirim. Karikatürcülerimiz sayıca her zamankinden fazla oldu.

Karikatürcüler derneği üye sayısı 200 ü aştı. Mizah yayınları çoğaldı yurt içi ve yurt dışı, yarışmalardan türk sanatçıları ödül almadan dönmediler. Dünyanın pek çok ülkesinde karikatürün gerçek değeri artık bilinmekte, yarışmalar sergiler açılmakta Unesco bile bu tür kültür hareketlerine yardımcı oluyor. Bazı ülkelerde Geleneksel hale gelmiş mizah günleri kutlanmakta, ülkemide de beş yıldan beri Akşehir’de Nasreddin Hoca şenlikleri yapılıyor ve orada birde Uluslararası Karikatür yarışması yapılıyor. Dünyanın pek çok ülkesinden karikatürcüler geliyor . Buda ülkemizin bu konuda söz sahibi olduğunu gösterir.

-Türk karikatürünün sorunları sizce nelerdir ?

-Türkiye’de dergiler var gazetelerde yayınlanan karikatürler var. önce, şunu belirtmek gerekir, bu yayınlardaki karikatürler gerçektende Türk   karikatürünü temsil ederler mi? Gördüğümüz kadarıyla dış ülkelerdeki yarışmalarda derece alan karikatürler bunlar değil, öyleyse bu yayınlar bazı amaçlara dayandırılarak çıkarılıyor. Bazı yöneticilerden öğrendiğimiz kadarıyla “Satış için” böyle yapıyoruz diyorlar. “Halk satın aldığına göre, böyle istiyor demek ki” diye savunuyorlar. Ancak bir derginin satışının çok olması, okuyucunun öyle istemiş olmasına bağlanamaz. Sergilerde ve albümlerde güçlü karikatürler görebiliyoruz. Öyleyse dergilerdeki karikatür anlayışını değiştirmek gerekir. Sanatçı her zaman okuyucudan önde gider ve okuyucununda düzeyini yükseltir. Bu nedenle dergilerimizdeki gibi okuyunun düzeyinin daha altında karikatürler çizerek karikatür sanatı adına kötü örnek olmaktan vazgeçilmeli ancak o zaman Türk karikatürü kendi mizah severi tarafından anlaşılıp ilgi görecektir.

-Sayın Özer söyleşiniz için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim, gösterdiğiniz    ilgi için.


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, Prof.Atila Özer Müze Evi'ne aittir. Prof.Atila Özer Müze Evi'nin yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.